KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/4066 E., 2013/5187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- BALIKESİR 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/04/2012
- Numarası
- 2011/1724-2012/518
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup; davanın maktu harç alınarak görüldüğü anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK'NUN 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca dave değerinin ve buna göre alınacak harcın el atılan yerin değerinden (4.3.1953 tarihli 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasına veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve Harç yatırılmaması halinde de ne gibi bi mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır.
Hal böyle olunca, dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi isteğiyle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya bu istek bakımından dava değeri sorularak açıklattırılması, belirtilecek değere göre harcın tamamlattırılması, keşif yapılarak gerçek dava değerinin tespiti halinde ise, bakiye harç tahsil edildikten sonra işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/4066, K. 2013/5187, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama