KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/9639 E., 2013/18413 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, tarafından davalılar aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılamasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine dosya ve Tetkik Hakimi ...'in raporu incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 1086 sayılı HUMK'nun 388, 6100 sayılı HMK'nin 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 1086 sayılı HUMK'un 389., yine 6100 sayılı HMK'nin 298. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada 1086 sayılı HUMK'un 381.maddesinin son fıkrasının 6100 sayılı HMK'nin 294.maddesinin getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkca gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur.
Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HUMK'un yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/9639, K. 2013/18413, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama