İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/9885 K.2013/13732

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları…

Esas2013/9885Karar2013/13732Tarih1 Ekim 2013Okuma5 dk · 1.076 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2013/9885 E., 2013/13732 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Ekim 2013
Mahkemesi
SÖKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
06/12/2012
Numarası
2008/125-2012/580
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.076 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

Mahkemece, tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1935 doğumlu miras bırakanın, 11.01.2008 tarihinde öldüğü, 444 ada 7 parsel sayılı taşınmaz için 14.04.2004 tarihinde Alsancak 20.Noterliğinden 9804 yevmiye numarasıyla ölünceye kadar bakım sözleşmesi düzenlediği, 26.08.2005 tarihinde davalı Gülten'in bakım sözleşmesi uyarınca tapuda adına intikali yaptırdığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. (818 s. Borçlar Kanununun (BK) m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614 (BK) m. 514)

Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır (TBK m. 19 (BK m. 18).

Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde somut olaya bakıldığında; miras bırakanın yatalak olduğu, davacı kızlarıyla bir dargınlığının bulunmadığı, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin yapıldığı 14.04.2004 tarihi ile miras bırakanın ölümüne kadar ki süre zarfında davalının bakım borcunu yerine getirmediği iddiasıyla bir dava açılmadığı, artık bu durumda miras bırakana davalı tarafından bakıldığının kabul edilmesinin zorunlu olduğu gözetildiğinde, temlikteki asıl amacın mirasçılardan mal kaçırmak değil gerçek bir ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı olduğu şeklinde değerlendirilmelidir.

Diğer taraftan, kural olarak tüm malvarlığının veya buna yakınının temlikinde muvazaadan söz edilebililirse de bakım alacaklısının kendisiyle ilgilenilmesi ve ihtiyaçlarının kısmen veya tamamen karşılanmasını teminen verebileceği tek taşınmazını devretmesindeki amacın bakılmak değil mal kaçırmak olduğu şeklindeki görüş, gerçekten tek taşınmazı olan kişilerin ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapamayacakları sonucunu doğurur ki bunun yasanın teminatı altındaki akit yapma serbestisi ile bağdaşmayacağı kuşkusuzdur.

Öte yandan, ölünceye kadar bakım sözleşmeleri ivazlı akitlerden olup bu tür temliklerde tenkis hükümlerinin de uygulanamayacağı açıktır. Hal böyle olunca, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.10.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava, muris tarafından davalı kızına ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devredilen dava konusu taşınmazın muris muvazaası ile illetli olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Ölünceye kadar bakma akti ve tenkisle ilgili olarak sayın çoğunluğun genel ilkelerle ilgili görüşlerini aynen paylaşıyorum.

Sayın çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık bu genel ilkelerin somut olaya uygulanması konusunda çıkmaktadır. Sayın çoğunluk tarafından, murisin yatalak olduğu, hayatta iken bakılmadığı yönünde bir dava açmadığı gözetilerek yapılan aktin ivazlı ve gerçek bir akit olduğu görüşündedir.

Muvazaa, kısaca irade ve beyan arasında istenerek meydana getirilen uygunsuzluk olarak tarif edilmektedir. Hiç şüphesiz iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması oldukça zordur. Bu nedenle, gerçek iradenin dışa yansımasını gösterebilecek nitelikte bulunabilecek tüm delillerin eksiksiz toplanması, hayatın olağan akışı ve tarafların özel durumları göz önünde tutularak bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi zorunludur.

Eğer miras bırakanın amacı gerçekten ölünceye kadar bakma akti ise bu akit ivazlı bir akit olduğundan ölünceye kadar bakım ihtiyacının makul ölçüde giderilmesine yetecek miktarda ve oranda bir malın devredilmesi gerekir. Ancak, muris bunu yapacak yerde sahip olduğu mal varlığının tamamını veya önemli bir bölümünü devretmişse artık olağan hayat tecrübelerine göre burada kendisine bakılması için bir miktar mal devretme iradesi değil, diğer mirasçılardan mal kaçırma iradesinin bulunduğu kabul edilebilir.

Hiç şüphe yok ki, tek bir taşınmazı bulunan ya da değer olarak az miktar tutan birden fazla taşınmazı bulunan kişilerin de ölünceye kadar bakma akitleri yapmaları onların yasal haklarıdır. Bununla birlikte, her hak diğer kişilere ait haklarla sınırlıdır. Miras hakkı da yasal bir haktır. Eğer, muris sahip olduğu çok değerli bir taşınmazının bir kısmını paylı olarak bakım alacaklısına devrederek bakım ihtiyacını karşılayabilecek olmasına rağmen, diğer bütün mirasçılarını mirastan mahrum ederek tamamını bir mirasçı ya da üçüncü kişiye devrederse burada muvazaanın varlığından söz etmek gerekir.

Bu açıklamalar karşısında somut olay incelendiğinde; muris Fatma'nın 1935 doğumlu olup 11.1.2008 tarihinde öldüğü, murisin geride üç kız çocuğunun kaldığı, murisin 26.8.2005 tarihinde dava konusu taşınmazını ölünceye kadar bakma akti ile davalı kızına temlik ettiği, son yıllarda felç geçirdiği ve muris kendi evinde davalı ise yine murise ait olan bu evin üst katındaki evde oturduğu, tanık beyanlarına göre;" davalının diğer kardeşleri ile küs olduğu ve onların murisle görüşmesini engellediği, ayrıca davalının annesinin gelirlerine ve bankadaki parasına da el koyduğu" davaya konu taşınmazın murisin tek mal varlığı olduğu ve üzerinde iki ayrı daire ve depo bulunan bir bina olduğu; bilirkişi raporuna göre 2008 yılı itibarıyla değerinin 120.000.-TL olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, tarafların murisinin bakım ihtiyacı içinde olduğu açık olmakla birlikte, sahip olduğu tek taşınmazının bir bölümünü (paylı olarak) davalıya temlik etmekle bu ihtiyacını karşılayabilecekken, hiç te orantılı olmayan bir şekilde taşınmazın tamamını davalı kızına temlik etmedeki iradesinin diğer mirasçılarından mal kaçırmak olduğu kabul edilmeli ve bu gerekçelerle mahkeme kararının bu yönden bozulmalıdır. Bu nedenlerle ve değişik gerekçelerle davanın tümden reddi gerektiği yönündeki bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/9885, K. 2013/13732, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9885
Karar No
2013/13732
Tarih
1 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/9886 K.2013/21239
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/9886 K.2013/11350
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/9886 K.2013/21378
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/9886 K.2013/23028
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/9886 K.2013/8637
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/9886 K.2013/15059

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.