KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/1278 E., 2015/3328 K.·Mahkemesi : Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2015
- Tarihi
- 01/10/2013
- Numarası
- 2012/496-2013/503
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, paydaşı olduğu 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binadaki daireye, gelini olan davalının haklı ve geçerli neden olmaksızın müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Aile Mahkemesince verilen tahsis kararına dayalı olarak kullandığını, fuzuli şagil olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının haklı ve geçerli neden olmaksızın müdahale ettiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, dava açılmakla rızanın geri alındığının kabulü gerektiği gerekçesiyle ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu arsa vasıflı 14 parsel sayılı taşınmazda davacının paydaş olduğu, taşınmazda kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulu olmadığı, davacının taşınmaz üzerinde bulunan binanın 5. katındaki 10 kapı numaralı daireye gelini olan davalının haklı ve geçerli neden bulunmaksızın ikamet etmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki; davalının temyiz aşamasında çekişme konusu taşınmazı 27.10.2013 tarihinde boşalttığını bildirdiği anlaşılmaktadır. Davalının taşınmazı boşaltmış olması halinde elatmanın önlenmesi talebinin konusuz kalacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davalının taşınmazı boşaltıp boşaltmadığının açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
Öte yandan, kabule göre de; davada vekille temsil edilmediği halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/1278, K. 2015/3328, 5 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama