İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12808 K.2015/14836

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2014/12808Karar2015/14836Tarih21 Aralık 2015Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/12808 E., 2015/14836 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Aralık 2015
Mahkemesi
... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacı çekişme konusu 364 parsel sayılı taşınmazın kayden maliki olduğunu,komşu taşınmaz maliki olan davalının taşınmazının 1000 m2 lik kısmına narenciye ağacı dikmek suretiyle tecavüz ettiğini belirterek elatmanını önlenmesine ve ağaçların kadırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı,taşınmazını köy senedi ile aldığını,tapu tescilinden önce taşınmazına zilyet olduğunu ve kullanmakta olduğu sınırlarda bir değişiklik olmadığını ileri sürerek davanın reddine ,müdahale edilen bir yer çıkması halinde ise bu yerin bedeli karşılığında temliken tesciline karar verilmesini savunmuş, birleşen karşı davasında ise,kadim yol iddiasında bulunarak tapu iptali ve terkin isteminde bulunmuştur.

Mahkemece,davacının kayden maliki olduğu 364 parsel sayılı taşınmaza fen bilirkişisinin raporunda belirttiği A ve C harfiyle gösterilen yere davalının elatmasının önlenmesine B ve D harfiyle gösterilen yerlere ilişkin davaların ayrılmasına ilişkin verilen karar Dairece"...., sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi, çekişmeli bölümlerin davacının çapı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi ve TMK’nun 725. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanmasına bağlı olduğundan,mahkemece B ve D ile gösterilen kısımlar yönünden tefrik kararı verilmesinin doğru olmadığı,

davada ileri sürülen iddialar ve savunma yoluyla getirilen istekler doğrultusunda, asıl ve tefrik edilen davaların birlikte görülmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği ''gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda davacının davasının kısmen kabulüne,davalının birleşen davasının ise kabulüne karar verilmiştir..

Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... ... 'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; tarafların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 457,99 .-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 21.12.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım, tapu iptal ve tescil, temliken tescil isteklerine ilişkindir.

Davacı ...; 364 parsel sayılı taşınmazının 1000 m2 lik kısmına komşu 361 parsel paydaşı ...'un ağaç dikmek suretiyle elattığını ileri sürerek haksız müdahelenin önlenmesini ve ağaçların yıkılmasını talep etmiştir.

Davalı ..., davacı taşınmazı içerisinde kalan (B) ile gösterilen alana diktiği ağaçların değeri gözetilerek bu kısmın temliken adına tesciline karar verilmesini, (A) ile gösterilen alanda kullanımı olmadığını bildirerek bu kısma ilişkin davanın reddini savunmuş, birleşen davasında ise, 364 parsel sayılın taşınmazda (D) ile gösterilen alanın kadim yol olması nedeniyle davacı tapusundan iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.

Yapılan yargılama sonucunda, 16.12.2013 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide 364 parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen kısma davalı ... tarafından yapılan müdahalenin menine, ağaçların kal'ine, davalı ...'un aynı yere ilişkin temliken tescil talebinin reddine, A, C ve D ile gösterilen alanlara ilişkin elatmanın önlenmesi talebinin reddine, Birleşen dosya açısından, 364 parsel sayılı taşınmazda (D) harfi ile gösterilen kısmın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı-davalı ...'in maliki olduğu 364 parsel sayılı taşınmaz ve davalı-davacı ...'un paydaşı olduğu 361 parsel sayılı taşınmazın ilk tesis kadastrosunun 1953 yılında yapıldığı, kadastro paftasına tersimatları 07.06.1953 yılında yapılarak kesinleştiği, 364 parselin mahkeme kararı ile 01.10.1985 tarihinde tapuya tescil edildiği, satın alma nedeniyle 11.11.1988 tarihinde davacı-davalı ... adına tescil edildiği, kadastro paftasında yolun işaretli olmadığı, bilirkişice (A), (B), (C), (D) olarak gösterilen dava konusu yerlerin davacı ...'in maliki olduğu 364 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.

Asıl davada; (B) harfi ile gösterilen alana ilişkin müdahalenin meni ve ağaçların kal'i talebinin kabulü ile aynı alana yönelik davalı ...'un temliken tescil talebinin reddine yönelik karar bakımından sayın çoğunluk ile aramızda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Mahkemece, (C) ile gösterilen su kanalına ilişkin talep reddedilmiştir. Hükme esas alınan krokide görüldüğü üzere, sulama kanalı, 364 parselde (B) ile gösterilen davalı ...'un narenciye bahçesi olarak kullandığı yerde son bulmakta, komşu taşınmazlarda devam etmemekte, iki taşınmaz arasında derenaj kanalı olarak kullanılmaktadır. Bu durumda, sulama kanalının davalı ...'un tasarrufunda olduğunun kabulü gerekir.

Öte yandan, çekişme konusu (A) ile gösterilen yere davalı, elatmasının olmadığını savunmuş, 24.06.2011.tarihli bilirkişi raporunda bu kısmın davalı tasarrufunda olduğu bildirilmiş, davacı son oturumda ise yargılama sırasında davalının bu yeri terk ettiğini ileri sürmüş, ancak mahkemece bu konu açıklığı kavuşturulmadan sonuca gidilmiştir. Bu durumda, taraf delillerinin yeniden toplanması, dava tarihinde davalı ...'un (A) ile gösterilen yeri kullandığı ancak yargılama sırasında müdaheleye son verdiğinin tespiti halinde karar verilmesine yer olmadığına, davalı elatması saptanamaz ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir.

Birleştirilen davada davacı ..., 221 sayılı yasa uyarınca 364 parsel sayılı taşınmazda (D) ile gösterilen yolun davacı tapusundan iptalini istemiş ayrıca yolun kadim yol olduğunu iddia etmiştir.

Bilindiği üzere, 221 sayılı Kanun, Milli Birlik Komitesi zamanında çıkarılan genel bir kamulaştırma kanunu olup 09.10.1956 tarihinden önce meydana gelen kamulaştırmasız elkoymalarda uygulama yeri bulur. Eldeki davada 221 sayılı kanunun uygulama yeri bulunmamaktadır.

Davacının kadim yol iddiasına dayalı davası yönünden ,bir yerin yol olduğunun kabul edilebilmesi için ya bir tahsis kararı olmalı ya da o taşınmaz kadimden beri yol olarak kullanılmalıdır. Kadim yol iddiasında, taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri yol olarak kullanıldığının ispatı gerektiği tartışmasızdır.

Somut olayda, mahallinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından 364 parsel içerisinde zeminde bir yol belirlenmiş, mahalli bilirkişi ve tanıklar güzargahı değişen bu yolun tarla sahiplerince kullanıldığını bildirmişler ancak yolun devamının bulunup bulunmadığı, komşu parsellerden ne suretle geçtiği, kadimden beri yol olarak kullanılıp kullanılmadığı yeterince araştırılmamıştır. Taşınmaz malikinin bir kısım yerin yol olarak kullanılmasına uzun süre ses çıkarmaması bu taşınmazın kadimden beri yol olduğu anlamına gelmez. Kadim yol iddiasına dayalı davada yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur..

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle kadim yol olduğu iddia edilen 364 parsel sayılı taşınmaza ait ilk tesisten itibaren tüm tapu kayıtları ile taşınmazın 01.10.1985 tarihinde tapuya tescilinin dayanağı mahkeme kararı ve dava dosyası, hava fotoğrafları, en eski memeleket haritasının ait olduğu yerden getirtilerek uzman bilirkişiler eşliğinde mahallinde yeniden uygulamalı keşif yapılması, tanıkların da keşif yerinde dinlemek suretiyle kadimlik iddiası hakkında bir kanaat edindikten sonra bu hususta bir karar vermek olmalıdır.

Hâl böyle olunca, açıklanan bu nedenlerle (C) harfiyle gösterilen su kanalına ilişkin talebin kabulü, (A) harfiyle gösterilen yere ilişkin taraf delillerinin toplanması, (D) harfi ile gösterilen alana ilişkin kadim yol iddiası yönünden gerekli araştırma ve incelemenin yapılmasına yönelik olarak kararın bozulması gerekirken, davacı temyiz ititrazları red edilerek kararın onaması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/12808, K. 2015/14836, 21 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/12808
Karar No
2015/14836
Tarih
21 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12810 K.2015/15169
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12815 K.2015/14853
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12817 K.2015/15184
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/12818 K.2015/18956
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12818 K.2015/14849
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/12819 K.2015/22117

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.