İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12874 K.2015/14873

Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil ve olmadığı takdirde tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi…

Esas2014/12874Karar2015/14873Tarih21 Aralık 2015Okuma6 dk · 1.142 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/12874 E., 2015/14873 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Aralık 2015
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL, OLMADIĞI TAKDİRDE TENKİS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.142 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil ve olmadığı takdirde tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

Davacı, murisleri ............' in ölmeden önce maliki bulunduğu taşınmazı satış gösterilerek davalı ...' a bağışladığını, davalıya devredilen taşınmazın daha sonra ifraz edilerek 1621, 1622, 1623, 1624, 1625 ve 1626 parsel numarası aldığını, taşınmazın üzerinde 6 adet işyeri ile 4 adet daire bulunduğunu, murisin tüm malvarlığını oluşturan bu taşınmazı satmasını gerektirecek makul bir sebebi ve zorunluluğunun bulunmadığını, murisin malvarlığı ve gelirinin kendi ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olduğunu, devir tarihinde asgari ücretle çalışan davalının, taşınmazı satın alacak ekonomik gücünün bulunmadığını,

taşınmazların gerçek değerleri ile devir esnasında gösterilen bedel arasında fahiş değer farkı bulunduğunu, amacın diğer mirasçıları miras payından mahrum etmek olduğunu, davalının muvazaalı olarak devraldığı taşınmazın büyük bir kısmını üçüncü kişilere devrettiğini ileri sürerek, 1624 ve 1626 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini, bu talebin kabul görmemesi halinde yine miras payı oranında tenkisini istemiştir.

Davalı, murisin amacının mirasçılardan mal kaçırmak olmadığını, 1621, 1622, 1623, 1624, 1625 ve 1626 parsel sayılı taşınmazların 498 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluştuğunu, murisinin önderliğinde aile şirketi kurulduğunu, tüm birikimini aile şirketine ortak olmamasına rağmen verdiğini, hak kaybına neden olmaması için teminat ve murisin ölümünden sonra kardeşler arasında paylaştırılması amacıyla 498 parsel sayılı taşınmazın 06/11/1989 tarihinde 6.000.000 TL bedelle davalıya satılıp devredildiğini, 1998 yılında murisin arzusuna ve kardeşler arasında yapılan anlaşmaya uygun olarak taşınmazın ifrazının yapıldığını,

1621 ve 1624 parsel sayılı taşınmazların tamamen, 1626 parsel sayılı taşınmazın ise 1/2 payının kendisinde kaldığını, 1622 parselin davacıya, 1625 parselin kardeşleri ..............' a, 1623 parselin tamamı ile 1626 parselin 1/2 payının yine kardeşleri ................' a devredildiğini, muris adına kayıtlı 2 adet taşınmaz daha bulunduğunu, diğer paydaşların feragati ile bu taşınmazlardan birinin kız kardeşlerine, diğerinin ise kardeşleri .............. ve Bülent' e temlik edildiğini, söz konusu temliklerin murisin arzusu ve mirasçıların kendi aralarında yaptıkları anlaşma gereğince gerçekleştirildiğini,

söz konusu paylaşımın şeklinin 1998 yılında mirasçılar arasında kura çekerek belirlendiğini, paylaşıma davacı dışında diğer mirasçıların itirazının olmadığını, murisin amacı mirasçılardan mal kaçırma olmadığı için satış bedelinin gerçek olup olmadığının tartışılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tenkis talebi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, tenkis talebinin zamanaşımına uğradığı, murisin sağlığında ve ölümünden sonra yapılan paylaşım ile taşınmazların tüm mirasçılarına intikalinin sağlandığı, murisin sağlığında mal paylaştırma iradesiyle hareket ettiği, mal kaçırma kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; tarafların murisi ............' in 02/02/1990 tarihinde öldüğü, 15/02/1999 tarihinde ifraz edilerek 1621, 1622, 1623, 1624, 1625 ve 1626 parsel numarası alan 498 parsel sayılı taşınmazın, muris tarafından 06/11/1989 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik edildiği, davacının 27/02/2012 tarihinde eldeki davayı açtığı görülmektedir.

Bilindiği üzere, tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (teberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır.

Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Bununla birlikte diğer koşulların yanında davanın süresinde açılması da zorunludur.

Hemen belirtilmelidir ki. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 513. maddesi hükmünde öngörülen süreler zamanaşımı iken 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun aynı yasal düzenleme (tenkis davası) için öngördüğü süreleri 571. maddesi hükmüyle hak düşürücü süre olarak kabul ettiği görülmektedir.

Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 4722 sayılı Yasanın 1/1. maddesinde “Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiş ve aynı yasanın “mirasçılık ve mirasın geçişi” başlığını taşıyan 17. maddesinde de mirasçılık ve mirasın geçişinin mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği öngörülmüştür.

Somut olayda, tenkis isteği bakımından, muris ............' in ölüm tarihi itibariyle uygulanması gereken 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nde düzenlenen 1 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiği gözetilerek, tenkis isteğinin reddine karar verilmesi doğrudur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının Reddine.

Ancak, Mahkemece, tapu iptali ve tescil talebi bakımından, murisin sağlığında yaptığı temliklerin denkleştirme amacıyla gerçekleştirdiği kabul edilerek sonuca gidilmiştir.

Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (nitelikli-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve l.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de 4721 s. Türk Medeni Kanununun 706., 6098 s. Türk Borçlar Kanununun 237. (818 s. Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki kişisel ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı da kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince, dosya kapsamından 498 parsel sayılı taşınmazın 06/11/1989 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik edildiği, taşınmazın 15/2/1999 tarihinde ifraz görerek 1621, 1622, 1623, 1624, 1625 ve 1626 parsel numaralarını aldığı, 1623 parsel sayılı taşınmaz ile 1626 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin mirasçı dava dışı ................' a, 1625 parsel sayılı taşınmazın yine mirasçı dava dışı ..............' a satış suretiyle temlik edildiği, 504 ve 499 parsel sayılı taşınmazların murisin ölümü ile mirasçılara intikal ettiği, bahsi geçen taşınmazlarda murisin temlikinin olmadığı anlaşılmaktadır.

Hâl böyle olunca, muris muvazaası iddiasının, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırılması ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/12874, K. 2015/14873, 21 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/12874
Karar No
2015/14873
Tarih
21 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/12876 K.2015/19430
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12878 K.2015/14868
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12879 K.2015/14875
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12883 K.2015/14874
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/12884 K.2015/14869
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/12885 K.2015/22130

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.