KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/13091 E., 2015/14707 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2015
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM VE ECRİMİSİL
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talebinin kabulüne, davacının çekme mesafesi ile ilgili talebinin usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 118 parsel sayılı taşınmaza, 119 parsel sayılı taşınmaz maliki davalının aralarındaki sulh senedine, komşuluk hukukuna ve imar mevzuatına aykırı olarak yaptığı evin ve seranın tecavüzlü olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesine, yıkıma, ev ve seranın çekme mesafesine çekilmesi ile ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasındaki 25.06.1980 tarihli sulh senedine göre yapılandığını, 30 yıldır taşınmazları aralarındaki anlaşma çerçevesinde kullandıklarını, 119 parsel içindeki evin belediyeden ruhsatlı olup imar mevzuatına da aykırı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 118 sayılı parsele elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talebinin kabulüne, davacının çekme mesafesi ile ilgili talebinin idareyi ve idari yaptırımı ilgilendirmesi sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 118 parsel sayılı tarla ve ev vasıflı taşınmazın tapulama ile Halil Çoban adına tespit ve tescil edildiği, ölümü ile davacının da aralarında bulunduğu mirasçılarına intikal ettiği, taşınmazın bir çok kez ifraz ve tevhitlerden sonra halen 1617 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın 1972/2400 payının davacı adına kayıtlı olduğu, davalının ise komşu 119 sayılı parselin maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyundırmayacak şekilde infaza elverişli olarak kurulması kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Ne var ki, gerek dava dilekçesinde gerekse keşif sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, kaydı kapatılan 118 sayılı parsel üzerinden inceleme yapılmış, rapor ve kroki düzenlenmiş, mahkemece bu rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 297/2 maddesine aykırı şekilde infazı mümkün olmayacak şekilde ifraz ve tevhitler sonucu ayakta olmayan 118 sayılı parsel üzerinden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Hâl böyle olunca, mahkemece ifraz ve tevhitler sonucu oluşan davacıya ait aktif tapu kaydı ve çaplı krokisinin getirtilerek, bu parsel üzerinde yeniden keşif yapılarak tecavüz olup olmadığının, tecavüz var ise davalının ne şekilde, taşınmazın ne kadarlık kısmına müdahalesinin olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve tespit edilecek bu olgulara göre ecrimisil miktarı belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/13091, K. 2015/14707, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama