İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14695 K.2016/2698

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptal ve tescil isteminin reddine, tenkis isteminin kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde…

Esas2014/14695Karar2016/2698Tarih7 Mart 2016Okuma5 dk · 1.086 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/14695 E., 2016/2698 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2016
Dava türü
TAPU İPTALİ -TESCİL-TENKİS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.086 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptal ve tescil isteminin reddine, tenkis isteminin kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Asıl ve birleşen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.

Davacı, asıl davada; davalı ...' in annesi olduğunu, murisi ...' in 1791 parsel sayılı taşınmazı 12/12/1983 tarihinde satış, 5407 parsel sayılı taşınmazı 29/6/1994 tarihinde rücu şartı ile bağış suretiyle davalıya temlik ettiğini, 1791 parsel sayılı taşınmazın temlikinin muvazaalı olduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacı bulunmadığı gibi, davalının taşınmazı satın alacak maddi gücünün olmadığını, 5407 parsel sayılı taşınmazın temliki ile saklı payının ihlal edildiğini, 1791 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından satıldığını, murisin ilk eşinden olma kızı ...' ın aynı hususlarda açtığı davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek,

1791 parsel sayılı taşınmaz bakımından iptal-tescil 5407 parsel sayılı taşınmaz yönünden saklı payını aşan kısımın tenkisini, birleşen davada da; muris ...' in 1791 parsel sayılı taşınmazı 12/12/1983 tarihinde ...' na sattığını, işlemin muvazaalı olduğu, dava devam ederken dava konusu taşınmazın davalıların murisi ...' ye satış suretiyle devredildiğini ileri sürerek, yargılamanın asıl dosya ile birleştirilerek birlikte yapılmasını, 1791 parsel sayılı taşınmazın satış işleminin iptalini, taşınmazın değerinin tespit edilip, tenkis hesabı yapılarak bedelin davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalı ..., 1791 parsel sayılı taşınmazın murisin borçlarının ödenmesi amacıyla satıldığını bedeli ile borçların ödendiğini, taşınmazın değerinin daha önce mahkemece 35.000,00 TL olarak belirlendiğini, murisin toplam 4 çocuğu olduğunu, bu hesaba göre her birine 9.000,00 TL. isabet edeceğini, davacı ev alırken, satıştan elde edilen para ile kendisine maddi yardım yapıldığını, 5407 parsel sayılı taşınmazın halen paydaşı olduğunu, 1791 parsel sayılı taşınmazdan istekte bulunmaması kaydıyla, davacıya miras payı oranında pay vermeyi kabul ettiğini belirtmiş, yargılamanın devamı esnasında davanın reddini savunmuştur.

Birleşen dosya davalıları (... mirasçıları) ..., ... ve ..., 1791 parsel sayılı taşınmazın murisleri ... tarafından bedeli karşılığı alındığını, ...' nin 2010 yılında ölene kadar taşınmazda oturduğunu, satışın gerçek olduğunu belirtip, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece; birleşen dosya davalılarının murisi olan ...' ye yapılan temlikin muvazaalı olmadığı, muris ... tarafından davalı ...' e yapılan temlikler ile davacının saklı payının zedelendiği gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...' nin, muris ... ile davalı ...' in kızı olduğu, 1791 parsel sayılı taşınmazın, 2005 yılında ölen muris ... tarafından 12/12/1983 tarihinde eşi davalı ...' e satış suretiyle temlik edildiği, dosyada tanık sıfatıyla dinlenen murisin ilk eşinden olma kızı ... tarafından açılan, davalı ...' in davayı kabul beyanı bulunan, temyiz edilmeksizin 14/5/2008 tarihinde kesinleşen, ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/134 Esas, 2008/25 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline karar verilip, taşınmazın 13/16 payının ..., 3/16 payının ... adına tescil edildiği, ... ve ...' ın taşınmazı 24/11/2010 tarihinde davalı ...' ye satış suretiyle temlik ettikleri, ...' nin 2010 tarihinde öldüğü, diğer davalılar ..., ..., ..., ... ve ...' in ...' nin mirasçısı oldukları, dava konusu 5407 parsel sayılı taşınmazın muris ... tarafından 29/6/1994 tarihinde bağış suretiyle davalı ...' e temlik edildiği, yukarıda bahsi geçen ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/134 Esas, 2008/25 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline karar verilip, taşınmazın 6464/7464 payının ..., 1000/7464 payının ... adına tescil edildiği ve halen adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Tüm bu açıklamalar karşısında, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/134 esas sayılı dosyada davalı ...' in davayı kabulü nedeniyle artık, 1791 parsel sayılı taşınmaz bakımından adı geçen davalıya yapılan temlikin muvazaalı olduğu kesinlik kazanmış olup, eldeki davada üzerinde durulması gerekli husus, halen 1791 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki olan ölü ...' nin iyiniyetli olup, olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle, "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı” ilkeleri 8.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Ne var ki, iyiniyet konusunda bir araştırma yapılmış değildir.

Somut olaya gelince; ...' nin iyiniyetli olmadığının saptanması halinde 1791 parsel sayılı taşınmaz bakımından tapu iptal ve tescil isteminin kabul edilmesi gerektiği açıktır.

Öte yandan, bağış suretiyle temlik edilen 5407 parsel sayılı taşınmaz bakımından, tenkis davası açmak için belirlenen 1 yıllık hakdüşürücü süre geçirilmiş ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma nedeni yapılmamıştır.

Hâl böyle olunca; 1791 parsel sayılı taşınmazın son kayıt maliki ...' nin, iyiniyetli olup olmadığı yönünden yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak tarafların delillerinin eksiksiz toplanması, tanıkların dinlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yön üzerinde durulmaksızın eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Asıl ve birleşen davada davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/14695, K. 2016/2698, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/14695
Karar No
2016/2698
Tarih
7 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/14699 K.2016/2124
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14712 K.2016/2735
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14743 K.2016/2725
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14748 K.2016/2699
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14751 K.2016/2703
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14757 K.2016/2704

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.