İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/15836 K.2016/4363

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince…

Esas2014/15836Karar2016/4363Tarih11 Nisan 2016Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/15836 E., 2016/4363 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Nisan 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Davacılar, paydaş oldukları 1436 parsel sayılı taşınmazın 17.750 m² kısmına, davalılar ve öncesinde murislerinin müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece; davalı ... yönünden müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş, karardan sonra re'sen 11.07.2014 tarihli duruşma açılarak "davacı ... yönünden davanın reddine, 1.148,88 TL. ecrimisil bedelinin davalı ...'den alınarak davacı kısıtlı Pakize Arıbaş'a verilmesine" şeklinde düzeltme kararı verilmiş, bu karar 16.7.2014 tarihinde gerekçeli karara tashih şerhiyle eklenmiştir.

Bilindiği üzere, tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; 6100 sayılı HMK.'nın 297.maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 6100 Sayılı HMK'nın 294. ve 298/2. maddeleri öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.

Ne var ki, uygulamada 6100 Sayılı HMK'nın 294/4. maddesinin getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.

İşte bu gibi hallerde yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkca gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile Usul Yasasının yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

Bilindiği üzere; taraflar arasındaki çekişme hangi hususa ilişkin ise; taleple bağlı kalınarak çekişmenin giderilmesi asıldır. Anılan bu kural, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26.maddesindeki ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.'' hükmünün bir gereği olup, istek dışına çıkılarak karar verilemez. Ayrıca anılan Yasa'nın 297/2. maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında; istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Yukarıdaki açıklamaya göre davacı ... yönünden usulüne uygun olarak verilen bir karar yoktur.

Bu nedenle mahkemenin 16.07.2014 tarihli tashih kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi

Dosya içeriği ve toplanan delillerden,davacı Pakize ile davalıların murisi İbrahim arasında 21.05.2004 tarihli düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı ve bu sözleşmeyle dava konusu taşınmazın da arasında bulunduğu taşınmazların davalıların mirasbırakanı İbrahim'e temlik edilmesi karşılığında, İbrahim'in, Pakize'ye ölünceye kadar bakma borcunu üstlenmiş olduğu ancak bakım borçlusu İbrahim'in 12.4.2009 tarihinde öldüğü ve bu sözleşmenin tapu kaydına işlenmemiş olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde bakım alacaklısının ölümü sözleşmenin sona ermesini gerektirdiği halde, bakım borçlusunun ölümü ile sözleşme son bulmaz, bakma ve görüp gözetme borcu bakım borçlusunun mirasçılarına intikal eder.

Ancak yasa koyucu bakım alacaklısına, isteği dışında, bakım borçlusunun mirasçıları ile birlikte yaşamaya zorlamamak için ölümü tarihinde itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyi bozma ( feshetme ) hakkı tanımıştır.(818 s. BK md. 518 – 6098 s. TBK md. 618 ) Ne var ki, bakım alacaklısının, bakım borçlusunun ölümü nedeniyle sözleşmeyi bozması ( feshetmesi ) halinde bakım borçlusuna verdiği malı aynen mirasçılardan geri istemesine yasal olanak yoktur.

Bu durumda Borçlar Kanunu'nun 518.maddesinde ( 6098 s. TBK md. 618 ) açıkça belirtildiği üzere, sadece borçlunun iflası halinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir. Nitekim bu ilke 5.6.1957 tarih 25/22 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince davalıların murisi ve ölünceye kadar bakma akdinin bakım borçlusu İbrahim'in 1.4.2009 tarihinde öldüğü ancak davacılar tarafından 1 yıl içerisinde akdin iptali için davalılar aleyhine dava açılmadığı anlaşılmakla davacının temyiz itirazlarının reddine.

Hâl böyle olunca davacı Pakize tarafından açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının esastan reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı ... hakkında da usulüne uygun hüküm kurulmamış olması da isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/15836, K. 2016/4363, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/15836
Karar No
2016/4363
Tarih
11 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/15845 K.2016/4031
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/15845 K.2016/3705
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/15848 K.2016/6532
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/15850 K.2016/4028
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/15850 K.2016/7055
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/15859 K.2016/7057

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.