İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/16456 K.2017/3954

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,…

Esas2014/16456Karar2017/3954Tarih10 Temmuz 2017Okuma5 dk · 928 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/16456 E., 2017/3954 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

928 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl dava tapu kaydında düzeltim, birleştirilen dava yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir.

Asıl davada davacı, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteği ile ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/265 Esas sayılı dosyası ile açtığı dava sonunda temliklerin muvazaalı olduğunun belirlenip davanın kısmen kabulüne karar verilerek kararın 20.06.2012 tarihinde kesinleştiğini, tapu müdürlüğüne müracaat ettiğinde bir kısım taşınmazların ... tarafından ...’a satışına ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşmeye dayalı olarak ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın kabulüne karar verilip kararın 10.07.2012 tarihinde kesinleştiğini, davalı kurumun hatalı değerlendirmesi sonucu 2007/265 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararı infaz etmeyerek, 2011/311 Esas sayılı dosyada verilen karar gereği taşınmazları ... adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek,

dava konusu 105 ada 37, 97 ada 15 ve 32 ada 44 parsel sayılı taşınmazlarda ... adına yolsuz ve hatalı yapılan tescilin düzeltilmesini ve iptalini istemiş, birleştirilen davada, aynı nedenlerle davalıların aralarında hile ile gayrimenkul satış vaadi yaptığını ve mahkemenin tescil kararı vermesini sağladıklarını belirtip ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/311 Esas, 2012/268 karar sayılı hükmün iptaline karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı idare, davanın kayıt maliklerine karşı açılmasını gerektiğini belirterek husumet yönünden davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada davalı ..., iddiaların doğru olmadığını, süre yönünden davanın reddi gerektiğini belirtmiş, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, tapu iptali ve tescil sonucuna yönelik asıl dava bakımından davalı idarenin taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlikyoktur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle hükmün asıl dava bakımından ONANMASINA,

Tarafların birleştirilen dava bakımından temyiz itirazlarına gelince; çekişme konusu 105 ada 37, 97 ada 15 ve 32 ada 44 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davacının muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/265 Esas sayılı dosyası ile açtığı davanın kabulle sonuçlanıp kararın deracattan geçerek 12.12.2011 tarihinde kesinleştiği ancak hüküm henüz tapuda infaz edilmeden, çekişmeli taşınmazların davalı ... adına kayıtlı iken 20.07.2009 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile diğer davalı ...’a satıldığı ve ...’ın açtığı 2011/311 Esas sayılı cebri tescil davası sonunda da ... adına tescillerine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 10.07.2012 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

Davacı, birleştirilen davada davalıların kendisini zararlandırmak amacıyla el ve işbirliği içinde danışıklı işlem yaptıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Somut olayda, birleştirilen dava yönünden mahkemece hükme yeterli bir soruşturma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Bilindiği üzere, hukukumuzda diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları, satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlama düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Medeni Kanunun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988. ve 989. maddelerinin ve tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan, bir Devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise, bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke M.K.nun 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1.fıkrasında "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki, tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden, iktisapta bulunan kişinin iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Gerçekten, bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse, diğer yanda ise kendisi için maddi hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta şeklen iyi niyetli gözükeni değil gerçekten iyi niyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle, "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı'' ilkeleri 08.11.1991 tarih 1990/4 esas 1991/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca, davalı ...’ın Türk Medeni Kanununun 3.maddesi anlamında iyiniyetli olup olmadığının, davalı ... ile davacı arasındaki tescil davasından haberdar bulunup bulunmadığının, bir başka deyişle davalı ... ile çıkar ve işbirliği içerisinde hareket edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması; taşınmazları tapu kaydına güvenerek iyiniyetle aldığının, davalı ... ile çıkar işbirliği içinde bulunmadığının anlaşılması halinde ediniminin korunması, aksi halde Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde yazılı dürüstlük kuralına uyulmadığı gözetilerek davacının hükmen kazanılan mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Tarafların temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/16456, K. 2017/3954, 10 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/16456
Karar No
2017/3954
Tarih
10 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/16482 K.2017/18426
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/16493 K.2017/3949
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/16498 K.2017/19131
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/16574 K.2017/19125
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/16603 K.2017/18139
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/16635 K.2017/17956

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.