KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/17670 E., 2016/5739 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakanı ..'nin malik olduğu 372 parsel sayılı taşınmazının 1980 yılında yapılan kadastro tespitinde, muris tarafından davalı ...' e haricen satıldığından bahisle davalı ... adına tespit edildiğini, taşınmazın 2009 yılında davalı ... tarafından oğlu olan diğer davalı ...' e satış suretiyle temlik edildiğini, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalıların birlikte yaşadıklarını ve işbirliği içinde olduklarını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, bozma öncesi savunma getirmemiş, bozma sonrası davalı ..., taşınmazın 1978 yılında bedeli karşılığı muristen satın alındığını, mirasçılardan mal kaçırma amacının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairece; “...Dosya içeriği ve toplanan delillerden, miras bırakanın kadastro tespitinden sonra öldüğünün anlaşıldığı, bu durumda, 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı, hal böyle olunca, işin esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerektiği..” gerekçesiyle bozulmuş;
bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın senetsizden harici satıma dayalı olarak davalı ... adına tespit edildiği, tapusuz taşınmazlarda muris muvazaası iddiasının dinlenmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, duruşmalı olarak davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olup, Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, düşüncesi alındı, dosya incelendi, harçlandırılan dava değeri dikkate alınarak duruşma istemi reddedildi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/17670, K. 2016/5739, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama