KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/18470 E., 2016/7183 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2016
- Dava türü
- TAPU İPTALİ, TESCİL VE TAZMİNAT
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, akrabası olan davalı ... ile şifahen anlaştıklarını ve bankadan ortaklaşa çektikleri kredinin teminatı olmak üzere maliki olduğu çekişme konusu kat irtifakı kurulu 13 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 nolu bağımsız bölümü davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, ancak sonrasında davalı ...’in taşınmazı davalı ... ...’a devrettiğini ileri sürerek, tapu iptal tescile, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., temlikin inançlı işlem olarak yapılmayıp gerçek satış olduğunu, davalı ... iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın tazminat isteği yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “...davacı çekişme konusu taşınmazın temlikinin inançlı işleme dayalı olduğunu ve çekilen krediyi davalı ... ile birlikte yarı yarıya ödeyeceklerini iddia etmiş, davalı ise satış olduğunu savunmuş olup, çekilen kredi nedeniyle dosyaya bir takım dekontların ibraz edildiği görülmektedir.
Gerçekten de anılan dekontların davacının ödemesine dair olduğunun saptanması durumunda, bunların davacı lehine yazılı delil başlangıcı olabileceğinin gözetilmesi ve bu konuda mahkemece bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Zira 5.2.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlem iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamayan kişinin bu konuda varsa yazılı delil başlangıcı sayılacak bir takım delillere başvurabileceği, bunun da hadisenin çözümünde gözetilmesi gerekeceği, diğer yandan davacının yemin deliline dayanması halinde aktin tarafı olan kişiye yemin teklifinin nazara alınması gerekeceği tartışmasızdır.
Ne var ki mahkemece, bu hususlar üzerinde durulmadığı gibi, kabule göre de taşınmazın keşfen değeri saptanmadan davacının talebine itibar edilerek sonuca gidilmiş olmasının isabetsiz olduğu...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/18470, K. 2016/7183, 14 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama