KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/19222 E., 2017/476 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 1090, 1092 ve 282 parsel sayılı taşınmazlarına davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ekim yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı toplulaştırma çalışmaları neticesinde davacıya ait taşınmazın bir kısmının kendisine verildiğini, ancak henüz tapuyu alamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli 1090, 1092 ve 282 parsel sayılı taşınmazların 3083 sayılı Yasa gereğince toplulaştırma işlemi ile 21/02/2014 tarihinde tapuya tescil edildiği, 1090 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma işlemi ile 167 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, 167 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 167 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı Rahim Şahsi adına tescil edildiği görülmektedir. Ancak çekişme konusu 282 ve 1092 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma sonucu oluşan parsel numaralarına ilişkin kayıtların getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda davalının taşınmazın hangi bölümlerini kullandığı saptanmamıştır.
./..
Hâl böyle olunca, öncelikle davaya konu 282, 1090 ve 1092 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma sonrası oluşan tapu kayıtları getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılması, yeni oluşan parsel durumuna göre davacı tanıkları da yerinde dinlenerek, davalının müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve bilirkişilerden denetime elverişli krokili rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/19222, K. 2017/476, 25 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama