KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/2004 E., 2014/8999 K.·Mahkemesi : Bolvadin Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Tarihi
- 05/12/2013
- Numarası
- 2013/426-2013/541
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ....raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında isim düzeltim isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, kadastro tespiti sırasında 3130 parsel sayılı taşınmazın "Mehmet oğlu S.. S.." adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek tapu kaydındaki malik isminin "Bekir oğlu S.. S.." olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Bilindiği üzere,taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; davacı taşınmazın kendi adına tescil edilmesi gerekirken "Mehmet oğlu S.. S.." adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek kayıtta düzeltim istemiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi kimlik bilgilerindeki yanlışlıkların düzeltilmesi tapu kaydında isim düzeltme davalarının konusu olabilir. Davacı ise tapu kütüğündeki ismin yanlış yazıldığı değil, yanlış kişi adına tespit ve tescil işleminin gerçekleştiğini iddia etmektedir. İddia bu şekli ile ancak tapuda malik olarak ismi geçen kişiye karşı yöneltilecek tapu iptali ile tescil davasına konu olabilir.
Hal böyle olunca,davanın reddine karar verilmesi gerekirken mülkiyet nakli oluşturacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/2004, K. 2014/8999, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama