KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/21277 E., 2017/2160 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2017
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı maliki olduğu 2198 ada 3 parsel sayılı taşınmazına davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, taşkın yapının yıkılmasına ve şimdilik 9.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile birlikte paydaşı oldukları 60 numaralı kadastral parselde bulunan özel parseline iyiniyetle bina yaptığını, bu binanın imar uygulaması sonucunda çekişme konusu imar parselin içerisinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar Dairece; "...Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların paydaşı oldukları 60 numaralı kadastro parselinin imar uygulamasına tabi tutulduğu 3 parselin davacı, 4 parselin davalı adına imar çap kayıtlarının oluştuğu, davalının 60 parsel sayılı taşınmaza paylı mülkiyet halinde iken inşa etmiş olduğu yapı ve eklentisinin imar uygulaması neticesinde davacıya özgülenen 3 imar parseline taşkın hale geldiği,
ne var ki gerek 3 gerekse 4 numaralı imar parsellerinin hukuki illetini teşkil eden idari işlemin idari yargıda açılan dava neticesinde eldeki davanın derdest olduğu sırada iptal edilerek 29.9.2006 tarihinde idari yargı kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.Hemen belirtilmelidir ki, çekişme konusu imar parselinin dayanağı idari işlem iptal edildiğine göre, çekişmeye konu edilen 3 ve 4 numaralı taşınmazların sicil kayıtları Türk Medeni Kanunu'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşmüştür.Buna göre,
taraflar arasındaki çekişmenin çözüme kavuşturulması açısından öncelikle taraflara imar çap kayıtlarının iptali ve kadastral parselin geometrik ve hukuki durumuna çevrilmesi bakımından dava açılması için olanak tanınması, açıldığı takdirde o davanın sonucunun beklenilmesi ve imar parselinin iptal edilerek kadastral mülkiyet durumuna dönülmesi halinde taraflar arasındaki çekişmenin paydaşın paydaş aleyhine açacağı davaya dönüşeceğinden Türk Medeni Kanunu'nun 688 ve devam eden düzenlemeler uyarınca uyuşmazlığın çözüme kavuşturulacağının gözetilmesinin.." gerektiği gerekçesiyle bozulmuş,
mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kesin süre içinde taşınmazın imar uygulamasından önceki hale dönülmesi hususunda dava açılmadığından konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/21277, K. 2017/2160, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama