KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/21922 E., 2017/2329 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2017
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 90 parsel (yenileme sonucu 221 ada 3 parsel) sayılı taşınmaza komşu parsel maliki olan davalı tarafından 4 adet palmiye ağacı dikmek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürererk elatmanın önlenmesi ve ağaçların kali isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, palmiye ağaçlarının murisine ait olduğunu, kendisi tarafından dikilmediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde dava konusu 221 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava dışı paydaşlarının tamamının muvafakatinin alınmadığı, taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 221 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; TMK 693/son maddesi hükmü uyarınca paydaşlardan her biri bölünemeyen ortak menfaatlerin korumasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir. Diğer bir deyişle bir veya birkaç paydaşın bu türlü davalarda diğer paydaşları temsile yetkili bulunduğu açık olup, davacının tek başına diğer paydaşları temsilen dava açabileceği kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek tarafların tüm delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulmasi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/21922, K. 2017/2329, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama