KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/2500 E., 2014/5716 K.·Mahkemesi : Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Tarihi
- 25/03/2013
- Numarası
- 2013/47-2013/45
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada görevsizlik kararına esas alınan dava değeri üzerinden harç ikmali yapılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden; dava konusu tarla ve ahır niteliğindeki 1469 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, bu taşınmaza komşu 1470 parselde ise davalı Meryem ile dava dışı R. M.'in paydaş oldukları, davacının, 1470 parsel üzerinde bulunan ve davalılara ait olan evin kendi taşınmazına taşkın olduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı, davalıların yargılama sırasında temliken tescil savunmaları olmadığı, temyiz dilekçesi ile temliken tescil talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; TMK'nun 683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli davaların konusunu haksız eyleme dayalı tasarrufların oluşturduğu kuşkuzdur. Eylem kimin tarafından yapılırsa, davanın ona yönelik olarak açılması ve sonucundan onun sorumlu tutulması asıldır. Taşınmazın bir başkası tarafından da tasarruf edilmesinin ya da kullanıma sunulmasının, o yeri haklı ve geçerli bir neden olmaksızın tasarruf eden kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı da açıktır. Bu durumda, davacının yıkım isteği bulunduğuna göre davanın tüm kayıt maliklerine yöneltilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca; öncelikle davalı Meryem'in paydaşı olduğu 1470 parsel sayılı taşınmazın diğer malikinin de davada yer almasının sağlanması, değinilen usuli eksiklik giderildikten sonra, yargılama sırasında ileri sürülmeyen temliken tescil savunmasının temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği de gözetilmek suretiyle işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de, elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli davalarda dava değeri, el atılan yerin ve yıkımı istenen şeyin değerleri toplamından ibarettir. Mahkemece, elatılan yerin ve yıkımı istenen yapının keşfen saptanan değeri üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi zorunlu olduğu gibi, harç ve vekalet ücreti bakımından bozma öncesi verilen karara atıf yapılarak 6100 s. HMK'nun 297/2 maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/2500, K. 2014/5716, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama