KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/8294 E., 2014/11346 K.·Mahkemesi : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2014
- Tarihi
- 17/01/2014
- Numarası
- 2012/453-2014/21
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile tarafların ortak mirasbırakanı Kemalettin Özcan adına kayıtlı 101 ada 28, 148 ada 29, 60 ve 86 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakanın 23/01/2011 tarihinde ölümünden sonra davalılar tarafından kullanıldığı saptanmak suretiyle davacının payı oranında ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, eğer arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme yeterli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Zira İlçe Tarım Müdürlüğünden birim fiyatlar ve verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilip incelenmeden resmi veriler ve diğer somut deliller birlikte değerlendirilmeden soyut ve genel ifadelerle ecrimisil hesabı yapılmıştır.
Hal böyle olunca yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ecrimisil belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de, bilirkişi raporunda 2011 ve 2012 yılları için ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, 7.006,23-TL 2012 yılı ecrimisil bedeli olup 2011 yılı için ayrıca 5.844.14-TL ecrimisil hesaplandığı gözetilmeden ölüm tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için hesaplanan ecrimisil toplamının 7.006.23-TL olduğu düşünülerek karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/8294, K. 2014/11346, 9 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama