KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/871 E., 2014/16284 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2014
- Dava türü
- ECRİMİSİL
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmazda paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkin olup mahkemece davacı ... ve davacı ...'nın (mirasçıları) herbiri yönünden davalı ...'dan toplam 956,25.TL; davalı ...'den toplam 1.113,81.TL;davalı ...'den toplam 2.915.03.TL ecrimisil bedeli üzerinden 26.09.2013 tarihinde karara bağlanmış,karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, ortak miras bırakan ... ...'den intikaliyle veraseten iştirak halinde kayden paydaşı oldukları 12 adet (227,256,278,465,466,467,478,566 ve 630 parsel sayılı taşınmazlarda ½; 274,276 ve 376 parsellerde tam hisse olarak veraseten) ... bahçesi niteliğindeki taşınmazın tamamının erkek kardeşleri olan davalılar tarafından kullanıldığını, kendilerinin kullanımına da engel olduklarını ileri sürerek 2007-2011 yılları arasındaki dönem için toplam 15.000 TL ecrimisile karar verilmesini istemişler;davacı ... yargılama aşamasında 28.02.2013 tarihinde öldüğünden yasal mirasçıları kendilerini vekil ile temsil ettirmişlerdir.
Davalı ...,çekişmeli taşınmazların diğer davalılar ... ve ... ile dava dışı ... tarafından üçe bölündüğünü,...'nin payına isabet eden yerdeki mahsulü topladığını,... kardeşlerinin kullanımını engellemediğini;davalı ...,kendi payına isabet eden yeri başkasına verdiğini, davacıların kullanımını engellemediğini;davalı ... ise,... kardeşlerinin kullanımını engellemediğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece,467 parsel dışında davalılar tarafından kullanılan ve ... bahçesi olan 11 adet taşınmaz yönünden intifadan men şartının aranmayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; yerel mahkemelerce kurulan hükmün temyizinin mümkün olup olmadığı, bir başka deyişle temyiz yoluna başvurulabilirlik sınırı yerel mahkemelerin karar tarihine göre ve temyiz istemi hangi karara yönelik ise o karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmüne göre belirlenir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.4.2005 gün ve 2005/4-295-287 sayılı ilamı)
Hemen belirtilmelidir ki; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 427.maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı, 4146, 5219, 5236 sayılı Yasalarla 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820.00-TL. ye yükseltilmiştir.
Somut olayda; davacılar ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, davacıların birlikte dava açmış olmalarının ve davalılar aleyhine birlikte dava açılmasının kesinlik sınırının belirlenmesine etkisi olmayacağı, davacı ... ve davacı ... (mirasçıları) yönünden davalı ...'dan toplam 956,25.TL; davalı ...'den ise toplam 1.113,81.TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verildiği, kesinlik sınırının her bir davacı yönünden hükmedilen ve herbir anılan davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilen ecrimisil miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davalılar ... ve ... yönünden sözü edilen ve incelenmesi istenilen kararın kesinlik sınırı içerisinde olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla) davalılar ... ve ...'in temyiz isteğinin REDDİNE,
Davalı ...'in temyiz isteğine gelince;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/871, K. 2014/16284, 22 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama