KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/8744 E., 2015/8601 K.·Mahkemesi : Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2015
- Tarihi
- 27/12/2013
- Numarası
- 2010/182-2013/693
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları S..Ş..'nun maliki olduğu 1100 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalı şirketin taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, tecavüzlü yapının yıkımına ve dava tarihinden geriye dönük 15 aylık (aylık 500,00 TL den) toplam 7.500,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, çekişmeli taşınmaza müdahalesinin olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların murisine ait taşınmazın 1.565,67 m2'lik bölümüne davalının taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğinin keşfen saptandığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne; bilirkişi raporuna atfen 15.10.2006-15.01.2008 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanan 6.871,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen karar Dairece "... kayden davacıların mirasbırakanına ait çekişme konusu 1100 parsel sayılı taşınmazı davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın taşkın yapılanmak suretiyle işgal ettiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak, Dilovası Organize Sanayi Bölgesinin 09.03.2009 tarihli yazısı ile, dava konusu 1100 parsel sayılı taşınmazda 3194 sayılı yasanın 18. maddesine göre imar uygulaması yapılmakta olduğu henüz sonuçlanmadığının bildirildiği görülmektedir.Bilindiği gibi, imar uygulaması sonucunda parsellerin geometrik şekilleri ve mülkiyet durumlarının değişmesi olası bulunduğundan davacının sıfatını etkileyeceği dolayısıyla müdahale durumunun değişebileceği açıktır.
O halde, davada yıkım da istenildiği gözetilerek dava konusu parselde yapılan imar uygulamasının sonucunun beklenmesi, ondan sonra hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş,
mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların murisine ait taşınmaza davalının dava açıldığı anda tecavüzü olmakla birlikte 02.11.2010 tarihli imar uygulaması sonucu dava konusu yapının davalıya ait ...ada 4 nolu imar parseli içersinde kaldığı bu durumda meni müdahale ve yıkım isteği yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına davanın açıldığı tarihte davacı tarafın bu davayı açmakta kusurlu bulunmadığı da kabul edilerek davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesine;
ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulü ile 15.10.2006-15.01.2008 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanan 6.871,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi, Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacılar vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ne var ki, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine reddedilen dava değeri (629,00 TL) üzerinden 500,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.320,00 TL avukatlık ücreti tayini isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/8744, K. 2015/8601, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama