KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/8767 E., 2015/9672 K.·Mahkemesi : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi -karar-
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2015
- Tarihi
- 13/12/2013
- Numarası
- 2011/64-2013/562
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesine, manevi tazminat ve ecrimisil isteklerinin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, elatılan yerin değeri ile ecrimisil ve tazminat miktarının toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davanın hükmedilmesi istenen ecrimisil ve tazminat istekleri (8.000,00.-TL) üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, elatmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/8767, K. 2015/9672, 2 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama