İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/8988 K.2015/9256

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. . raporu okundu, açıklamaları…

Esas2014/8988Karar2015/9256Tarih22 Haziran 2015Okuma5 dk · 985 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/8988 E., 2015/9256 K.·Mahkemesi : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Haziran 2015
Tarihi
28/01/2014
Numarası
2012/385-2014/13
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

985 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, davalı ile 27/07/1981 tarihinden bu yana evli olduklarını, kendisinin Almanya'da yaşaması sebebiyle Türkiye'deki gayrımenkul işlemlerini yürütebilmek için Fethiye 2. Noterliği'nce düzenlenen 07/01/1997 tarih ve 00506 yevmiye numaralı vekaletname ile davalıyı vekil tayin ettiğini; davalı tarafından 31/05/2012 tarihinde aleyhine açılan boşanma davası nedeniyle Türkiye'ye geldiğinde kayden malik olduğu dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazı 18/01/2010 tarihinde davalının kendi adına tescil ettirdiğini öğrendiğini, bu devirden haberdar edilmediği, icazet de vermediği gibi kendisine herhangi bir bedel de ödenmediğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalı, çekişme konusu taşınmazın devrini davacının verdiği vekaletnameye dayanarak kendi adına gerçekleştirildiğini ancak anılan taşınmaz üzerine yapılacak evin inşaası için dava dışı A.. T..'le imzaladıkları inşaat sözleşmesi gereği kayden maliki olduğu dava dışı 1 parsel sayılı taşınmazını bedelsiz olarak A.. T..'e devrettiğini ve karşılığında çekişme konusu 2 parsel sayılı taşınmaza ev yapıldığını, aynı sözleşmeyi davacının da imzaladığını, daha sonra davacının da kabulü ve aralarındaki mutabakat gereği çekişme konusu taşınmazı kendi adına devraldığını, ancak daha sonra açılan boşanma davası sürecinde davacının “evi geri alacağım” diyerek eldeki davayı açtığını, davacının kötüniyetli olduğunu belirtilerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı vekilin bedelsiz işlem yapmasının sözkonusu olmadığı, vekaletnamenin de gayrimenkul satımı hususunda geniş yetkiler içerdiği, keza davacı tarafın 22/10/2013 tarihli duruşmadaki beyanlarında taşınmaz üzerindeki bina ve inşaat yönünden herhangi bir talebinin olmadığını beyan etmesi karşısında davalının vekalet görevini kötüye kullandığının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

./..

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı tarafından 07.01.1997 tarihinde davalıya gayrımenkul satış yetkisini de kapsayacak şekilde genel yetkileri içeren vekaletname verildiği, davacı ve dava dışı müteahhit A..

T.. arasında imzalanan ve davalının da mal sahibi sıfatıyla yer alıp imzaladığı 26.02.2007 tarihli inşaat sözleşmesine göre dava konusu 2 parsel sayılı taşınmaza yapılacak inşaat karşılığında davalıya ait dava dışı 1 parsel sayılı taşınmazın bedelsiz olarak sözleşmenin karşı tarafı müteahhit Ayşe'ye devredileceğinin kararlaştırıldığı ve aynı tarihte davalı tarafından 1 parsel sayılı taşınmazın dava dışı Ayşe'ye 120.000 TL bedelle satış suretiyle devredildiği,

vekil eden davacı adına kayıtlı, dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2010 tarihinde satış suretiyle 138.000 TL bedelle, vekil davalı tarafından satıcı (davacı) vekili sıfatıyla, alıcı (davalı) vekili dava dışı O..

Y.. eliyle davalıya devredildiği böylelikle davalının dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazda malik olduğu, taraflar arasında 31.05.2012 tarihinde açılmış bir boşanma davası bulunduğu, tanık anlatımlarına göre de başka bir kadından iki çocuğu bulunan davacı ile davalı arasındaki ailevi sorunların boşanma dava tarihinden önce de mevcut olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

../...

Somut olaya gelince; taraflar ile dava dışı Ayşe arasında yapılan inşaat sözleşmesi uyarınca, dava konusu 2 parsel sayılı taşınmaza yapılacak inşaat karşılığı davalıya ait dava dışı 1 parsel sayılı taşınmazın dava dışı müteahhit Ayşe'ye devri kararlaştırılmışsa da, buna karşılık dava konusu taşınmazın davalıya tevdii edileceği hakkında taraflar arasında bir mutabakata varıldığının ispatlanamaması,

kaldı ki davalının savunmalarına göre dava konusu 2 parsel sayılı taşınmaza yapılan inşaata karşılık davalı tarafından devredilen 1 parsel sayılı taşınmaz yerine kaim olmak üzere dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın tümüyle davalıya devrinin davacının istek ve iradesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi vekil davalının vekil eden davacının yararına hareket ettiğini söyleyebilme olanağının da bulunmaması, ayrıca davalı tarafından dava konusu devre ilişkin herhangi bir bedel ödendiğine dair de savunmada bulunulmaması,

taraflar arasında boşanma davasından öncesine dayanan bir husumetinde bulunması karşısında vekalet görevinin kötüye kullanıldığının kabulü gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgular karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları bu sebeple yerindedir.Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/8988, K. 2015/9256, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/8988
Karar No
2015/9256
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/8989 K.2015/21720
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/8990 K.2015/21721
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/8991 K.2015/21722
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/8991 K.2015/16951
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/8991 K.2015/9273
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/8991 K.2015/6113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.