KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1161 E., 2016/2553 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Dava türü
- ECRİMİSİL
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, mülkiyeti ... Genel Müdürlüğüne ait 2629 ada 44 parsel sayılı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın gecekondu ve bahçe yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazdaki gecekondunun 1957 yılında, eşi tarafından yapıldığını, taşınmazı uzun süredir kullandığını, binanın eşine ait olduğuna dair muhdesat şerhi olduğunu, tapu verilmesi isteğiyle ... İdare Mahkemesinde açtığı 2013/1032E., sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 2629 ada 44 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, taşınmazdaki binanın davacının ölen eşine ait olduğuna dair muhdesat şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; ecrimisil, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle hak sahibine ödemek zorunda kaldığı bir tür haksız fiil tazminatıdır.
Somut olayda; tüm dosya kapsamından davalının çekişmeli taşınmazı uzun süreden beri kullandığı, davacının bu kullanıma ses çıkarmadığı ve davalının kullanımının muvafakate dayalı olup dava açılmakla muvafakatin geri alındığı, davalının kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1161, K. 2016/2553, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama