İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/12818 K.2018/9896

...... Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan annesi ... .....’ın çekişme konusu 227 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davalı oğlu ...’a satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek,…

Esas2015/12818Karar2018/9896Tarih7 Mayıs 2018Okuma6 dk · 1.180 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/12818 E., 2018/9896 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.180 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

...... Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan annesi ... .....’ın çekişme konusu 227 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davalı oğlu ...’a satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalı vekilince tanık listesi süresinde verilmeyip, bundan sonraki ilk celsede davalı tanıkları hazır edilmediği, davalı tarafça süresinden sonra tanık listesi verilmesine davacı vekilinin muvafakat etmediği saptanarak mahkemece davalı tanıklarının dinlenmelerine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 22.757.96.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.05.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

.....

- KARŞI OY-

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Mahkemece, muvazaa idiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı, davacı tanıklarının varsayıma dayalı beyanlarına itibar edilerek davanın kabulünün doğru olamadığını, 03.10.2013 tarihli oturumda verilen iki haftalık kesin sürede her iki tarafın da tanık listesi ibraz etmediğini, 30.10.2013 tarihli tanık listesiyle birlikte gider avansını yatırıp, tanıklarının davatiye ile çağrılması taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, sonra da tanıkların kesin sürede bildirilmediği gerekçersiyle tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, savunma haklarının kısıtlandığı ve tanıkları dinlenmeden verilen kararın hakkaniyete, kanunlar önünde eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı oldugunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

Daire çoğunlugu ile aramızda ki uyuşmazlık, ön inceleme duruşmasında verilen kesin süreden sonra her iki tarfça tanık listesi verilmesine rağmen, davalı tanıklarının davetiye ile çağrılarak duruşmada dinlenmesi talepleri kabül edilmeyerek sadece davacı tanıkları dinlenerek sonuca gidilmesinin, mahkeme önünde silahların eşitliği ilkesine aykırılık ve savunma hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece, 03.10.2013 tarihli ön inceleme oturumunun 2 nolu ara kararıyla, " Davalı tarafın delillerini ve tanıklarını bildirmeleri, herbir tanık için 30,00TL tanıklık ücreti, 8,00 TL davetiye giderinin varsa avanstan yoksa ikmal edilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, süreye riayetsizlik halinde mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına, ihtar edildi", 3. nolu ara kararıyla "Davacı tarafa tanıklarını bildirmesi, her bir tanık için 30,00TL tanıklık ücreti, 8,00 TL davetiye giderinin varsa avanstan yoksa ikmal edilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine,

süreye riayetsizlik halinde mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına, ihtar edildi", 4 nolu ara kararıyla da "Bildirilen ilk iki davacı tanığı adına davetiye çıkarılmasına", duruşmanın 06.02.2014 tarihine bırakılmasına karar verildiği saptanmıştır.

Davalı vekili 30.10.2013 tarihli dilekçesiyle "..... bayramı tatili ve devamında ..... Bayramı tatilinin araya girmesiyle tanık listesinin sunulduğu, fiili olarak tanıklarını dinletmeye hazır olduklarını, bu yöndeki (kesin süre) Yargıtay kararları esas alınarak tanık dinletme taleplerinin kabulüyle ad ve adresleri bildirilen tanıklara davetiye tebliği ve 06.02.2014 tarihli oturumda dinlenmelerinin" talep edildiği, aynı gün 84.00TL gider avansının mahkeme veznesine yatırıldığı, dilekçe üzerine, "Ara kararı olmadığı için davalı tanıklarına davetiye çıkmadığı" kaydının konulduğu tespit edilmiştir.

Davacı vekilinin, kesin süreden sonra, 07.11.2013 tarihli dilekçeyle tanık listesi verdiği, adı geçen iki tanığın davetiye ile çağrılarak, 06.02.2014 tarihli oturumda dinlendiği, oturumun 1 nolu ara kararıyda, davalı tanık listesi iki haftalık kesin sürede verilmediğinden, davalı tanıklarının dinlenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 240. maddesinde tanık gösterme şekli düzenlenmiş, aynı kanunun 243/1 maddesinde," Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundulursa tanık dinlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Bilindiği üzere, davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlenmesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir.

Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur.

../...

Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikle getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmelidir.

Yargıtayın yerleşik uygulamasında, verilen kesin süreye rağmen tanık listesi verilmediği hallerde, duruşmadan önce listenin verilerek, giderin karşılanması ve tanıklara davetiye gönderilmesi veya tanıkların duruşmada hazır bulundurulması durumunda tanıklar dinlenmektedir. Yargıtayın bu uygulamasının temel nedeni, kesin sürenin, davanın sürüncemede kalmasını engellemek amacıyla konulmuş olması ve duruşma günü tanıkların hazır bulundurulması ile oturum ertelenmesine sebebiyet verilmemiş olması ve kesin süreden beklenen amacın gerçekleşmiş olması görüşüne dayanmaktadır.

Savunma hakkı Anayasamızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.

İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usûl hukukumuzda da yer almıştır..Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkı"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının, usul hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.

Somut uyuşmazlıkta; davalı vekiline tanıklarını bildirmesi için iki hafta kesin süre verilmiş, davalı tanık listesi 30.10.2013 tarihinde verilen kesin süreden sonra duruşma günü olan 06.02. 2014 gününden önce gider avansı mahkeme veznesine yatırılarak mahkemeye verilmiş, tanıkları fiilen dinletmeye hazır oldukları, tanıkların davetiye ile çağrılarak, 06.02.2014 günlü oturumda dinlenilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, 03.10.2013 günlü oturum ara kararında sadece davacının bildirdiği iki, tanık için dinlenme kararı alındığından, davalı tanıklarının davet edilmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davalı tarafın duruşma gününden önce tanık listesini ve gider avansını mahkeme veznesine yatırıp, fiilen tanıklarını dinletmeye hazır olduklarını bildirip davetiyeyle çağrılmaları talebinin, ara kararıyla davalı tanıklarının çağrılmasına karar verilmediğinden reddedildiği, davalı tanıklarının 06.02.2014 günlü oturumda dinlenmesi yönünde mahkeme ara kararı olmadığına göre, HMK'nun 243/1 maddesinin uygulama yerinin de olmadığı, davalı tarafın, duruşma günden önce tanık listesini vermekle kesin süreden beklenen amacın hasıl olduğu, bu nedenle duruşma ertelenmesine sebebiyet vermediği gözetildiğinde, yerinde olmayan gerekçeyle davalı tanıklarının dinlenmemesi hukuki dinlenme hakkı ve savunma hakkının kısıtlanması, adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurduğu açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davalı tanıklarının dinlenmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuça göre karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, davalının temyiz itirazının kabulüyle, mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden, çoğunluğun mahkeme kararının onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/12818, K. 2018/9896, 7 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -karar-
  4. - Karşı Oy-
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12818
Karar No
2018/9896
Tarih
7 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/12819 K.2018/9924
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/12846 K.2018/2265
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/12857 K.2018/4200
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/12910 K.2018/5771
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/12937 K.2018/2423
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/12952 K.2018/4041

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.