KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/13560 E., 2018/11559 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ... parsel sayılı taşınmaz hakkında mirasbırakan ...’in taşınmazı davalı ...’e temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiası ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1986/74 esas sayılı davanın kabulle sonuçlandığını, kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, tescilden önce Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesi gereğince mülkiyet kendilerine geçmesine rağmen kararın tapuda infazı yapılmadığından taşınmazın satış suretiyle davalıya temlik edildiğini, malik olmayan kişinin yaptığı devrin haklı bir nedeni olmadığını, kesin hükmün ...’in halefi olan davalıyı da bağlayacağını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, mahkeme kararına dair tapu kaydında şerh olmadığını, 1988 tarihli ilamdan haberinin bulunmadığını, kredi temin ederek satış bedelini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “O halde, yukarıda açıklanan dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının dava konusu taşınmazı edinmeden önce ...’i tanıdığı, çalıştığı kolejin yaptığı icra takiplerindeki süreç de gözetildiğinde davalının taşınmazı ediniminin iyi niyetli olduğunun söylenemeyeceği, dolayısıyla Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin korumasından yararlanamayacağı, yolsuz tescili bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğunun kabulü gerekir.
Aksi yöndeki mahkeme kararı doğru değildir. Diğer taraftan, alınan konut kredisinin başka bir taşınmaz için olduğu dikkate alındığında davalının ödemeye ilişkin savunması da doğrulanmamıştır.
Hâl böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyecek biçimde yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/13560, K. 2018/11559, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama