KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/1456 E., 2017/7086 K.·Mahkemesi : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2017
- Dava türü
- ECRİMİSİL
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 05.12.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı ile boşanmış olmalarına rağmen adına kayıtlı taşınmazda davalının oturmaya devam ettiğini ileri sürerek boşanma tarihinden itibaren ecrimisile ve ihtarname tarihinden itibaren faize karar verilmesini istemiş; aşamada ıslah yoluyla talep ettiği el atmanın önlenmesi isteği eldeki davadan tefrik edilmiştir.
Davalı, taşınmazda davacının muvafakatine dayanarak oğlu ile birlikte ile oturduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, evlilik birliği içerisinde edinilen ve katkı payı davasına konu olan taşınmazda davalının oğlu ile birlikte oturmasının kötüniyetli zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı bulunduğu ve anılan bağımsız bölümde davalı ile dava dışı oğlunun birlikte oturdukları anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve uygulamada kararlılık kazandığı üzere, boşanma kararının kesinleşmesiyle tarafların aile birliğinin sona ereceği, böylece davalının davacı adına kayıtlı bağımsız bölümde oturmasını hukuken haklı ve geçerli kılacak bir nedeninin kalmayacağı; diğer taraftan, taşınmazın evlilik birliği içerisinde edinilmiş olmasının ve davalı tarafından açılan katkı payı alacağına yönelik davaya konu edilmiş bulunmasının davalıyı iyiniyetli kullanıcı konumuna da sokmayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren ecrimisile ve ihtarname tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddedilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/1456, K. 2017/7086, 5 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama