KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/2530 E., 2017/4835 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, 3402 sayılı yasanın 27.maddesi gereğince mahkemece ecrimisil açısından dosya tefkik edilerek müdahalenin önlenmesi ve yıkım açısından görevsizlik kararı verilmiş, verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım istemine ilişkindir.
Davacı 783 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların taşınmazına tecavüzde bulunduğunu, taşınmazına yapılan tecavüzün önlenmesi ve muhesatın kal’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla son 5 yıl için 20.000 TL ecrimisil bedelinin davalılardan alınarak kendisine verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu parsele tecavüzlerinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Toplanan delillere ve dosya içeriğine göre 783 parsel no’lu taşınmaz davacıya aitken 28.06.2011 tarihinde 3402 sayılı yasanın 22-a maddesi kapsamında yapılan çalışma sonrasında 783 parsel, 288 ada 61 parsel olmuştur. Miktar yönünden komşu parselle ihtilaflı olduğu için Milas Kadastro Mahkemesi 2013/112 E. ve 2014/193 K, sayılı kararıyla komşu 60 no’lu parselin bir bölümü 61 no’lu parsele ilavesi suretiyle tesciline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere kadastrosu yapılan yerlerde yeniden kadastro çalışması yapılamaz, eğer yapılırsa ikinci kadastro tüm sonuçlarıyla hükümsüz olur. 3402 sayılı yasanın 22.maddesine göre ölçü, çizim, hesap hatalarını gidermek için tapulama ve kadastro gören yerlerde ikinci çalışma yapılabilir.
3402 sayılı yasanın 22/2-a maddesi gereğince yetersiz kadastro pafta yenilenmesi, yüzölçüm ve teknik hataların düzeltilmesi işlemleri yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılması için açılan davalarda Kadastro Mahkemesi görevli olmasına rağmen, taşınmaz mülkiyetine yönelik davalarda genel mahkemeler görevli olup, Kadastro Mahkemesi görevli değildir.
Hal böyle olunca Kadastro Mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kesinleşmiş ise güncel tapu kayıtlarının getirtilmesinden sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/2530, K. 2017/4835, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama