KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/4678 E., 2017/6690 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ketmi verese (yolsuz tescil) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı ...'un, kök mirasbırakan ...’un mirasçılarından olmasına rağmen ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.02.1994 tarih, 1994/202 Esas, 1994/156 Karar sayılı veraset ilamında yer almadığından mirasbırakanın paydaşı olduğu 330 ve 345 parsel sayılı taşınmazların tek mirasçı ... adına intikal ettirildikten sonra davalı ...’ye satış suretiyle temlik edildiğini, anılan veraset ilamının iptali için ...
2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14.07.1998 tarih, 1998/255 Esas ve 1998/717 Karar sayılı dosyası ile açılan davanın kabul edilerek kararın kesinleştiğini, hatalı veraset ilamıyla mirasçı ... adına yapılan intikal işleminin yolsuz olduğunu, mirasçı ...’dan temlik alan davalı ...’nin ise tarafları yakınen tanıdığını, kök mirasbırakanın tek mirasçısı olmadığını bilebilecek durumda olup iyiniyetli olmadığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iyiniyetli alıcı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların öncesinde davacının mirasbırakanına ait olduğu, davalının ise terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunduğu, terekenin iştirak halinde olduğu sabittir.
Davacı, terekeye iade isteğinde değil payı oranında tescil isteğinde bulunduğuna göre, taşınmazdaki mülkiyet durumu gözetildiğinde Türk Medeni Kanunun 701. maddesi uyarınca böyle bir isteğin dinlenme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/4678, K. 2017/6690, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama