KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/487 E., 2017/3815 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2017
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, el atmanın önlenmesi, ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı maliki olduğu 4539 ada 1 parseldeki 5 nolu dubleks meskeni, davalının 2005 yılı Ağustos ayında eşya koyarak haksız yere işgal ettiğini, ihtarlarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, tahliyeye ve tahliye edilene kadar 12 ay için toplam 24.000.-TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında elatmanın önlenmesi ve tahliyeye yönelik taleplerini atiye terkettiğini bildirmiştir.
Davalı, çekişme konusu yeri harici satış sözleşmesi ile aldığını ve bedelini ödediğini, ancak davacının haksız yere sözleşmenin feshi yoluna gittiğini, davacı aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/238 Esas sayılı dosyasından tapu iptal tescil davası açtığını, bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğinin belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairece; “Somut olayda, elatmanın önlenmesi ve tahliye davası yönünden davacının atiye terk beyanına karşı davalı taraf herhangi bir beyanda bulunmuş değildir. O halde, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123. maddesi hükmünün gereği yerine getirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek sonuca gidilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm istekler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince karar verilmiş olması nedeniyle davacının diğer temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ancak mahkemece verilen 28.03.2013 tarihli ilk kararda davalı yararına 11.890,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği ve verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmeyip davacının temyizi üzerine Dairece bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı lehine hükmedilen 11.890,00 TL vekalet ücretinin davacı yönünden kazanılmış hak oluşturduğu, bundan daha fazlaya hükmedilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken son kararda bu ücretin üzerinde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/487, K. 2017/3815, 3 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama