KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/804 E., 2017/4459 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM, ECRİMİSİL
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 138 ada 14 parsel sayılı 926.076 m2’lik taşınmazın 28,00 m2’lik kısmına davalının mesken yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve 01.01.2002- 31.03.2009 arasındaki dönem için 3.990,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “ Davacı ... 138 ada 14 parsel sayılı taşınmazın fenni bilirkişi krokisinden açıkça B harfi ile gösterilen sarı boyalı kısma hasren el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur. Yapılan uygulama sonucu A harfi ile gösterilen turuncu boyalı bölümün vakıflarca davalıya özgülendiği görülmektedir. B harfi ile işaretli bölümün ise davalı tarafından kullanıldığı kanıtlanamamıştır.
C harfi ile işaretli bölüm hakkında bir dava olmadığı halde mahkemece bu kısım için davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Her ne kadar davalı hükmü temyiz etmemişse de davacı temyiz dilekçesinde açıkça bu hususa değinerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Hal böyle olunca fenni bilirkişi krokisinde B harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddi konusundaki temyiz itirazlarının reddine, C harfi ile gösterilen kısım için açılmış bir dava bulunmadığı ve davacının açık beyanı karşısında bu bölümün de kabul kapsamına alınmış olması da doğru değildir.
Davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/804, K. 2017/4459, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama