İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/8344 K.2018/1202

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 27.02.2018…

Esas2015/8344Karar2018/1202Tarih27 Şubat 2018Okuma5 dk · 1.041 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2015/8344 E., 2018/1202 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2018
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.041 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 27.02.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis veya bedel isteklerine ilişkindir.

Davacı, mirasbırakanı ... kayden maliki olduğu dava konusu 711 ada 296 sayılı parseldeki 308/558 payı üzerinde bırakarak 250/558 payını 12.06.1974 tarihinde davalı kızı ..., adı geçenin de 125/558 payı üzerinde bırakarak kalan 125/558 payı 16.11.1981 tarihinde eşi ... satış suretiyle devrettiğini, anılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, ayrıca ... de muvazaalı işlemi bilen durumda olduğunu ileri sürerek davalı ... ve davalılar murisi ... adına olan kayıtların iptali ile muris adına, olmadığı takdirde miras payı oranında kendisi adına tescile, olmazsa tenkis ya da bedele karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, her ne kadar muris muvazası davalarında zamanaşımı ya da hakdürücü süre olmasa da aradan geçen uzun süre sonrasında davacının eldeki davayı açmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, ayrıca mirasbırakan ... mal kaçırma kastının bulunmadığını, davacının dava konusu taşınmazda iştirak halinde malik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle kabulüne ve muris adına tescile karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ... kayden maliki olduğu çekişme konusu 711 ada 296 parsel sayılı taşınmazdaki 308/558 payı üzerinde bırakarak kalan 250/558 payı 12.06.1974 tarihinde davalı kızı ..., adı geçenin de temellük ettiği payın yarısı olan 125/558 payı 16.11.1981 tarihinde eşi ... satış suretiyle devrettiği, mirasbırakan ... 01.06.1988 tarihinde öldüğü, geriye davacı kızı ... ile davalı kızı ... kaldığı, ... ise 17.06.2004 tarihinde ölerek geriye davalı eşi ... ile davalı çocukları ..., ..., ... ve ... bıraktığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706, Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunu'nun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de, Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı hususlarının araştırılmasında ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesine göre; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'', TMK'nun 6. maddesine göre ise; ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. '' şeklindedir.

Somut olayda; yukarıda değinilen olgular, açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın çekişme konusu 711 ada 296 sayılı parselin tamamını değil bir kısmın payını davalı kızına devrettiği, ayrıca taşınmazda bulunan evin davalılar mirasbırakanı Necati tarafından yapıldığı ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde 12.06.1974 tarihli temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabul edilmesi isabetsizdir.

Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalılar vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27/02/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptal- tescil talebine ilişkindir.

Maddi olayların ve taşınmazın geçirdiği safahat ile muris muvazaasında aranması gereken unsurlar, araştırılması gereken deliller hususunda sayın çoğunluk ile aramızda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, somut olayda muris muvazaasının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Muris tek taşınmazının 308/558 payını üzerinde bırakarak 250/558 payını 12.06.1974 tarihinde evli olan, birlikte aynı evde yaşadıkları, temlik tarihinde " 20 " yaşındaki kızı davalıya sattığı, onun da 16.11 1981 tarihinde 125/ 558 payı eşi ... devrettiği sabittir. Mirasbırakan davalılarla ölene kadar bu evde yaşamıştır.

Dinlenen davacı tanıklarının tamamı, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacının olmadığını, davalının murisin yanında kaldığını, davalılardan ...’nin iç güveyi olarak geldiğini, taşınmaz alacak ekonomik gücü bulunmadığını belirtmişler, bir kısım davalı tanıkları da taşınmazın satılıp satılmadığını, bedeli karşılığında alınıp alınmadığını net olarak bilmediklerini beyan etmişlerdir.

Taşınmazın tamamının değil de bir kısmının intikali halinde muris muvazaasının gerçekleşmeyeceği yönünde bir kural bulunmamaktadır. Murisin amacı diğer mirasçıdan mal kaçırmaksa temlik edilen taşınmazın tamamı veya hisse olmasının önemi bulunmamaktadır. Murisin iradesinin tespitinde sayın çoğunluğun bozma gerekçesinde belirtildiği şekilde 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında konulan ilkelerden istifade edilmesi gerektiği açıktır. Bu ilkelere baktığımızda, taşınmaz satmaya ihtiyacı olmayan murisin, taşınmaz alacak ekonomik güce sahip olmayan birlikte yaşadığı kızına gerçekte bağışlamak amacıyla ancak satış göstermek suretiyle yaptığı temlikin muvazaalı olduğu açıktır. Davalının eşi olan ... ise iyi niyetli olduğundan bahsetmek mümkün değildir.

Anlatılan bu nedenlerle yerel mahkemece muris muvazaasının varlığının tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesi kural olarak doğrudur. Ne var ki Muris ölü olduğundan ölü kişi adına tescil mümkün değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun esastan bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/8344, K. 2018/1202, 27 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/8344
Karar No
2018/1202
Tarih
27 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8347 K.2018/283
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/8353 K.2018/1382
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8354 K.2018/582
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8356 K.2018/2019
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/8375 K.2018/1147
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/8376 K.2018/1167

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.