KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2015/9573 E., 2015/10525 K.·Mahkemesi : Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2015
- Tarihi
- 12/03/2013
- Numarası
- 2012/496-2013/107
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın redine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava,tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar,babaları olan ortak mirasbırakan S.. K..'ın (1916-11.01.2007) maliki olduğu 1115 ada 1 parsel sayılı taşınmazını oğlu olan davalıya bağış yoluyla devrettiğini, saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemişler; ön inceleme aşamasından önce ise 1135 ada yerine sehven 1115 adanın yazıldığını bildirmişler; son (tahkikat aşamasındaki birinci) celsede ise 1133 ada 1 parselin dava konusu olduğunu bildirmişlerdir.
Davalı,cevap vermemiştir.
Mahkemece,1135 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3. kişiye ait olduğu gerekçesi ile pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, yapılan geri çevirme neticesinde mirasbırakanın 263/1863 oranında paydaşı olduğu 1133 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalıya 23.01.2012 tarihinde bağış suretiyle temlik ettiği,onun da yargılama sırasında 3. kişi Y.. K..'ya 21.10.2013 tarihli 15.000,00 TL bedelli satış aktiyle devrettiğinin anlaşılması, davacılar vekilinin bu parsele ilişkin olarak mahkemeye tahkikat aşamasında beyanda bulunması ve 1086 sayılı HUMK'un 80. (6100 sayılı HMK'nın 183.) maddesine göre maddi hataya dayalı yanlışlıkların düzeltilebileceği hükmü karşısında davacılar vekilinin beyanı doğrultusunda yapılan hatanın açık bir maddi hata olduğu kabul edilerek davanın düzeltilen doğru parsel üzerinden yürütülüp sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/9573, K. 2015/10525, 9 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama