KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/11592 E., 2019/4628 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan eşi...’ın 1 parsel sayılı taşınmazdaki 12 no’lu bağımsız bölümünü 14.11.2006 tarihinde davalı ...’e, ...’ın 08/05/2009 tarihinde mirasbırakanın oğlu olan davalı ...’a, ...’ın da 27.10.2010 tarihinde davalı ...’e satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalı ...’ın davalı ...’nın baldızı olduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde payına isabet eden bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, tüm temliklerin gerçek satış işlemleri olduğunu, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, davacının mirasbırakan ölmeden 6 yıl önce onu terk ettiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; ‘’ ... Yukarıda açıklanan olgulara göre, muris ile davalılar ... ve ... arasındaki temlik işlemlerinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; kayıt maliki davalı ...'nın kötü niyeti kanıtlanamadığından tapu iptal ve tescil davasının reddine, tazminat isteği bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir. ...’’ gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda tapu iptali ve tescil isteminin reddine, bedel isteminin davalılar ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/11592, K. 2019/4628, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama