KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/12995 E., 2019/5769 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...'in ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalıların mirasbırakanı ...’e, ... parsel sayılı taşınmazdaki ¼ payını da davalı ...’e devrettiğini, temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, mirasbırakanın yaşı itibariyle taşınmazları satmasını gerektirir ihtiyacı bulunmadığını, terekesinden de yüklü miktarda para çıkmadığını, davalıların mirasbırakanlarının da aynı gün 5 parça taşınmaz alacak ekonomik gücü olmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., ... ve ..., davacıların mirasbırakanlarının çocuklarından mal kaçırmasını gerektirir bir neden olmadığını, davacıların mirasbırakanının başkalarına da taşınmaz sattığını, dava konusu taşınmazları satılığa çıkarınca rayicinden fazla bedelle alındığını, hatta bedeli temlikten önce ödedikleri için senet de alındığını, devirlerin muvazaalı olmaması nedeniyle tenkise konu olamayacağını ve tenkis için zamanaşımının geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Muvazaa iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece “... Böyle olunca da muris muvazaasına dayalı davalarda dava konusu hak halefiyet yolu ile muristen geçmesine rağmen, dava açma hakkı halefiyete dayanmayıp, aleyhine haksız fiil işlenen mirasçının kendisine ait haktan doğmaktadır. Bu tür olaylarda murisin iradesi ile mirasçısının yararı çatışmaktadır. Bir bakıma mirasçı yasal hakkını miras bırakana karşı korumaya çalışmaktadır. Murisin istediği bir davayı değil, murisin iradesine karşı bir dava açmaktadır.
Hal böyle olunca; yukarıdaki ilkeler uyarınca iddia ve savunmanın araştırılması, toplanan delillere göre bir sonuca ulaşılması gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda murisin yaptığı temliklerde mal kaçırma kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/12995, K. 2019/5769, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama