KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16561 E., 2020/1478 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi Asıl Davada Birleştirilen Davalarda
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Davacılar
- ... V.D.
- Davalılar
- ... V.D.
- Davacılar
- ... V.D.
- Davalılar
- ... V.D.
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar, ortak mirasbırakanları ...’in 652 parsel (tevhit ile 3823 ada 5 parsel) sayılı taşınmazını davalıların mirasbırakanı oğlu ...’e temlik ettiğini, ölümü ile mirasçıları adına tescil edildiğini, daha sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca dava konusu taşınmaz üzerine iki blokta toplam 28 ayrı bağımız bölümün yapıldığını, B blokta yer alan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin davalılar adına tescil edildiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Asıl ve birleşen davada davalılar, işlemin muvazaalı olmadığını, bedelin mirasbırakanları tarafından ödendiğini belirterek asıl ve birleşen davaların reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar, birleştirilen davada bir kısım davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dinlenen tanık beyanları itibariyle, mirasbırakan ...’in davacılar ile arasında mirastan mal kaçırmasını gerektirir bir probleminin olmadığı, dava konusu taşınmazı kendi iradesi ile devrettiği, davacıların iddialarını 4721 sayılı TMK'nun 6. ve 6100 sayılı HMK'nun 190.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16561, K. 2020/1478, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama