İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16881 K.2020/1480

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar ve bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,…

Esas2016/16881Karar2020/1480Tarih2 Mart 2020Okuma5 dk · 1.024 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/16881 E., 2020/1480 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.024 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar ve bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

Davacılar, mirasbırakanları ...’nın 130 ada 30 ve 108 ada 104 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu Naci’ye, 130 ada 31, 108 ada 105 parsel sayılı taşınmazları davalı oğlu Naim’e, 126 ada 4, 47 parsel, 148 ada 6 ve 164 ada 17 parsel sayılı taşınmazlarını ise davalı torunu İbrahim’e temlik ettiğini, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, aksi halde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı ..., ön inceleme duruşmasında davayı kabul etmiştir. .

Diğer davalılar ise, bir kısım taşınmazların ölünceye kadar bakma akdi ile devredildiğini, bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, satış suretiyle devredilen taşınmazların ise bedellerinin ödendiğini, muvazaanın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle 126 ada 4, 164 ada 17, 130 ada 30, 148 ada 6, 108 ada 104 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden ise iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden.

1921 doğumlu mirasbırakan ...’ın 02.02.2010 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı kızları;..ve davalı oğlu Naci ile kendisinden önce 2009 tarihinde ölen oğlu Naim’in eşi ... ile çocukları... kaldıkları, dava konusu 130 ada 30 ile 108 ada 104 parsel sayılı taşınmazların kadastro ile senetsizden davalı oğlu Naci adına tespit ve tescil edildiği, 130 ada 31 ile 108 ada 105 parsel sayılı taşınmazların kadastro ile senetsizden davalı oğlu Naim adına tespit ve tescil edildiği,

mirasbırakanın 126 ada 4 ve 47 parsel sayılı taşınmazlar ile 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını ölünceye kadar bakma akdi ile 164 ada 17 parsel sayılı taşınmazını ise satış suretiyle davalı torunu İbrahim’e, 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki diğer ½ payını ise kadastro sırasında ...’e bağış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) m. 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. (818 s. Borçlar Kanununun (BK) m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614 (BK) m. 514)).

Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)).

Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel ... durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Öde yandan; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar, taşınır mal niteliğinde olup;bu tür taşınmazların temlikleri,hiç bir şekil şartına tabi olmaksızın, zilyetliğin devir ve teslimi suretiyle gerçekleştirilebilmektedir. Bu itibarla da,miras bırakan tarafından tapusuz taşınmazların zilyetliğinin devri yoluyla gerçekleştirilen geçerli işlemlere karşı 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının uygulama yeri yoktur.

Somut olayda, kadastroca senetsizden davacı ... adına tespit ve tescil edilen 130 ada 30 ile 108 ada 104 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de davacı ...’nin temyizi olmadığından bu taşınmazlar yönünden verilen karar inceleme konusu yapılmamıştır.

Ayrıca, 130 ada 31 ve 108 ada 105 parsel sayılı taşınmazlar mirasbırakanın oğlu Naim’in (bir kısım davalıların murisi) zilyetliğinden söz edilerek kadastroca Naim adına tespit ve tescil edilmiş olup mirasbırakan ile ilgisi olmadığından bu taşınmazlar bakımından davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Yine, 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki ½ pay kadastro sırasında murisin bağışı nedeniyle senetsizden davalı ... adına tespit ve tescil edilmiş olup, davalı ...’e devredilen diğer ½ pay yönünden de davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Ancak, 164 ada 17 parsel sayılı taşınmaz mirasbırakana ait iken 08.02.2008 tarihinde satış suretiyle, 126 ada 4 parsel ve 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki ½ pay ile 126 ada 47 parsel sayılı taşınmazlar 26.09.2008 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile davalı torunu İbrahim’e temlik edildiği halde anılan taşınmazlar bakımından hükme yeterli bir inceleme ve araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı da yoktur.

Bir başka hususta; Anayasanın 141/3. maddesi hükmü gereği bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olmak zorundadır.

Hal böyle olunca, 164 ada 17, 126 ada 4, 47 parsel sayılı taşınmazlar ile 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payın davalı ...’e temlikinin muvazaalı olup olmadığının yukarıdaki ilkeler uyarınca ve daha önce dinlenen taraf tanıklarının da bilgilerine başvurularak, saptanması mirasbırakanın başka taşınmazları olup olmadığının belirlenmesi var ise onların da değeri tespit edilerek ölünceye kadar bakma akdi ile devredilen taşınmazların murisin mal varlığı içinde makul karşılanabilecek oranda kalıp kalmadığının değerlendirilmesi, 148 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki davalı ... adına tespit ve tescil edilen ½ pay yönünden ise tenkis isteğinin de değerlendirilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacılar ve bir kısım davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16881, K. 2020/1480, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/16881
Karar No
2020/1480
Tarih
2 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16887 K.2020/1474
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16889 K.2020/1475
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16890 K.2020/1912
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16894 K.2020/1485
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/16900 K.2020/730
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16901 K.2020/1477

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.