KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16937 E., 2018/8741 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı asıl davada.
31.03.1969 tarihinde ölen kök murisi ...’un, 47, 48, 430, 431, 585, 710, 736, 796, 797, 798, 859, 860, 886, 889, 890, 891, 1033, 1085, 1087, 1106, 1108, 1110, 1163, 1276, 1278 parsel sayılı taşınmazlarını diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak torunları olan ... ve ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, kök murisin ... ve ... adında iki kızı olup davalı torunlarının ...’in çocukları olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile muris ... adına tesciline, birleştirilen davada, aynı hukuki sebeple 36, 38, 791, 792, 1224, 1251, 778, 779, 1327, 721, 877, 902, 903, 904, 985,
986 parsel sayılı taşınmazlar ile 721 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris ... adına tesciline karar verilmesini,aşamalardaki beyanında miras payı oranında tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalılar, dava konusu taşınmazların bazılarında mülkiyet ya da zilyetlik durumlarının olmadığını, sadece 1085 parsel sayılı taşınmazın kendilerine intikal ettiğini, bunu da önceki mirasçılar ... ve ...’nin kök muris ...’den 1960’lı yıllarda satın aldığını,kök murisin başkaca da intikal eden taşınmazları bulunduğunu, davada hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiğini zira yapılan işlemlerin 40 yıl önce gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; bir kısım taşınmazda kök muristen davalıların murisleri ... ve ...’ye devredilmiş bir payın bulunmadığı, bir kısım taşınmazda ise kök muristen davalıların murislerine kadastrodan önce satış suretiyle temlik edilen paylar bulunmakla birlikte kök murisin ölümünün kadastro tespitinden önce gerçekleştiği, kadastro tespitinin kesinleşmesi tarihinden itibaren 3402 sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16937, K. 2018/8741, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama