KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/17213 E., 2020/1454 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan babaları ...’ın 4 parsel sayılı taşınmazını birlikte yaşadığı davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, iddiaların doğru olmadığını, taşınmazı kadastro tespiti ile edindiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece.
“3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesi “ Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına tespit olunur.” düzenlemesini getirmiş olup, davalının, taşınmazı kadastro tespit tarihine kadar 10 yıl süre ile nizasız, fasılasız ve çekişmesiz olarak kullandığı tartışmasız olup,
01.04.1974 gün 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. ” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak davanın reddedilmesinde isabetsizlik olmadığı gibi, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların paylarına isabet eden değer olduğu gözetilerek, bu miktar üzerinden davalı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/17213, K. 2020/1454, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama