KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/2437 E., 2018/15463 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 3251 parsel sayılı taşınmazının tapu memurları ve emlakçılık yapan kişilerin el ve işbirliği içerisinde hareket ederek bilgi ve rızası olmaksızın sahte şekilde düzenlenen veya resmi senet düzenlemeksizin hileli yollarla alım gücü olmayan kişilere temlik edildiğini, tüm ara maliklerin ve son kayıt maliki olan davalının da kötüniyetli olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın devredilmesi nedeniyle HMK’nın 125. maddesi uyarınca son kayıt maliki ... davaya dahil edilmiştir.
Asli müdahil ..., çekişme konusu taşınmazı babası ...'e verdiği 10.11.2005 tarihli vekaletname ile 25.03.2010 tarihinde satın aldığını, emlak komisyoncusu... aracılığıyla tapudaki işlemlerin yapıldığını ve satış bedelini emlak komisyoncusuna verdiğini belirterek taşınmazın adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Asli müdahil ..., dava konusu taşınmazı davalı ...’e bedeli karşılığında devrettiğini ancak dava açıldığı için davalı ...’e satış bedelini geri ödediğini, bu nedenle taşınmazın tekrar kendisine temlik edilmesi gerektiğini, ancak taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir bulunduğundan temlikin gerçekleştirilemediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., çekişme konusu taşınmazın satış bedelini ödemesine rağmen satış aktinin kütük sayfasına işlenmediğini, hak sahibi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... ve dahili davalı ... davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairece ‘’...yolsuz tescilden sonra taşınmazı edinen davalı tarafın ... Müdürlüğündeki sahtecilik eylemi yapan kişilerle ilişkisi bulunup bulunmadığının; neticede, iyi niyetli olup olmadığının, bir başka ifadeyle Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir..’’ gerekçesi ile bozulmuş, bomaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine ilişkin verilen karar Dairece ‘’... davalı ...'in hukuka aykırı işlemleri bilebilecek konumda olduğu gözetildiğinde davalının iyiniyetli olduğunun
kabul edilemeyeceği bir başka deyişle Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı da tartışmasızdır. Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyecek gerekçelerle ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... ve asli müdahiller tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/2437, K. 2018/15463, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama