İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2975 K.2019/470

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu,…

Esas2016/2975Karar2019/470Tarih24 Ocak 2019Okuma5 dk · 1.005 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/2975 E., 2019/470 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.005 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, akde aykırılık ( ölünceye kadar bakma akdi ) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, maliki olduğu 17 ada 17 sayılı parseldeki 4 no’lu bağımsız bölümünü ... Noterliği’nin 23.08.2007 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiğini, davalının da anılan taşınmazı adına tescil ettirdiğini, davalı ...’ın 7 yıldan beri akdin yükümlülüklerini tam anlamıyla yerine getirmediğini, ihlal ettiğini, kendisi ile ilgilenmediği gibi görüşmekten dahi kaçtığını, sözleşmenin devamının çekilmez bir hale geldiğini ileri sürerek, akdin feshi ile çekişmeli bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalı, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, akit yapılmadan önce de sonra da karşılık beklemeksizin davacı asile ve eşine her türlü yardım ve ihtimamı gösterdiğini, davacının Türkiye’de bulunduğu zamanlarda kamu kurumlarındaki iş ve işlemleri ile uğraştığını, evin temizliği, ısınması, tadilatı ile davacı ve eşinin sağlık, beslenme ve bakım ihtiyaçları dahil her şey ile ilgilendiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalının ölünceye kadar bakım akdinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

29.04.1947 doğumlu Alman vatandaşı davacı ...’in, ... Noterliği’nin 23.08.2007 tarih ve 6739 yevmiye no’lu ölünceye kadar bakma akdi ile maliki olduğu 17 ada 17 sayılı parseldeki 4 no’lu bağımsız bölümünü davalı ...’a devretme borcu altına girdiği, davalının da 27.08.2007 tarih ve 3207 yevmiye no’lu işlem ile anılan taşınmazı adına tescil ettirdiği kayden sabittir.

Ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim, söz konusu sözleşme 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 611. 818 s. Borçlar Kanununun (BK) 511.) maddesinde, “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” olarak tarif edilmiştir.

Anılan yasanın bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerin de belirtildiği gibi ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile, bakım alacaklısı sözleşmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girer.

Hemen belirtmek gerekir ki, bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametini temin etme yanında, besleme giydirme hastalığında hekime götürüp, gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır.

Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal konumuna ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır.

Öte yandan, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları TBK'nin 617 (BK'nin 517.) maddesinde açıklanmış sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa, ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözleşmeyi fesh etme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır.

O halde, yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir.

Öte yandan, TBK'nin 617/son (BK'nin 517/son) maddesi hükmüne göre; “Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.” Uyuşmazlığın değinilen TBK'nin 617/son (BK'nin 517/son) maddesi uyarınca çözüme bağlanması, bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanlarının ortadan kalktığı yada büyük ölçüde sınırlandığı haller için düşünülmelidir. Bunun yanı sıra, takdir edilecek irat, yanların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalıdır.

Somut olayda, davacının Almanya'da yaşayıp belirli aylarda Türkiye’ye gelerek çekişmeli bağımsız bölümde kaldığı, bu şekilde yaşamakta iken davalı ile tanıştığı, aralarında dostluk kurulduğu, davalının belirli zaman zarfında davacının iş ve işlemleri ile ilgilendiği, bakıp gözettiği, bunun üzerine davacının ölünceye kadar bakma akdi ile maliki olduğu çekişmeli bağımsız bölümü 2007 yılında davalıya devrettiği, 2014 yılı yaz aylarında davalının çekişmeli bağımsız bölümü kiraya verdiği, davacının Almanya'dan komşusu ...’in davacıdan anahtar alıp Türkiye’ye gelerek dava konusu taşınmazda kalmak istediği,

kiracıların çıkarak yerlerini ...’ya terk ettiği, davalının da 02.09.2014 tarihinde ... Kaymakamlığı’na başvurarak 3091 sayılı Yasa kapsamında ... ve ailesinin mütecaviz olduğunu ileri sürerek evden çıkarılmalarını talep ettiği, ... Kaymakamlığı’nın 09.09.2014 tarih ve 7 sayılı kararı ile tecavüzün men’ine karar verildiği, yine davalının ...

Cumhuriyet Başsavcılığı’na 04.09.2014 tarihinde başvurarak ... ve eşi Kaniye ... hakkında tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlal etme suçlamalarıyla şikayetçi olduğu, anılan kişiler hakkında ceza davası açıldığı, yapılan ceza kovuşturması sırasında davacı ...’nın da tanık olarak dinlendiği, alınan beyanında; ...’nın kendisinin talimatı ile hareket ettiğini, ...’ın ise kötüniyetli davranarak Kaymakamlık kararı ile kendisi ve ...’yı dava konusu evden çıkarttığını, tehdit ettiğini, bakım borcunu yerine getirmediğini, kandırıldığını beyan ettiği, ...

2. Noterliği’nin 11.09.2014 tarihli azilnamesi ile davacının, daha önce ... Noterliği’nin 23.08.2007 tarihli vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği ...’ı azlettiği, eldeki davada dinlenen tanıkların; davacının her yaz gelerek çekişmeli bağımsız bölümde kaldığını, Kaymakamlık kararı ile evden çıkarıldığında davacının ağladığını, davalıyı bakıcı olarak bildiklerini beyan ettikleri açıktır.

Hemen belirtilmelidir ki, çekişmeli bağımsız bölümün maliki davalı olup, mülkiyet hakkına dayalı olarak taşınmaz üzerinde hukuk sınırı içerisinde tasarruf serbestine sahiptir. Mülkiyet hakkına dayanarak dava dışı ... ve ailesini hukuki yoldan dava konusu taşınmazdan çıkarması ve onlar hakkında suç duyurusunda bulunması doğal bir hakkı olup, bu hakkını kullanması davacı ile aralarında yaptıkları ölünceye kadar bakma akdinin tek başına ihlali sayılmaz.

Ne var ki, olayların gelişimi ve dava tarihi itibariyle davacı ile davalı arasında ilişki değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma akdinin devamının imkansız hale geldiği, 6098 sayılı TBK'nin 617. maddesi uyarınca da taraflardan her birinin önel vermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkının doğduğu, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden davacının da verdiği şeyi geri alabileceği açıktır.

Hal böyle olunca, iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/2975, K. 2019/470, 24 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2975
Karar No
2019/470
Tarih
24 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2979 K.2019/280
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2980 K.2019/397
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/2980 K.2019/148
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/2988 K.2019/151
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/2989 K.2019/119
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/2990 K.2019/175

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.