İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/3361 K.2016/5583

Taraflar arasındaki davadan dolayı .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.12.2013 gün ve 2010/281 esas 2013/456 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 08.12.2015 gün ve 5137-14311 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından…

Esas2016/3361Karar2016/5583Tarih5 Mayıs 2016Okuma4 dk · 729 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/3361 E., 2016/5583 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mayıs 2016
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

729 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davadan dolayı .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.12.2013 gün ve 2010/281 esas 2013/456 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 08.12.2015 gün ve 5137-14311 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, mirasbırakan...'ın damadı olan davalı ...'in mirasbırakan üzerinde oğlu ..ödünç olarak verdiği paranın iade edilmediği telkiniyle manevi baskı kurup murisin maliki olduğu 1021 parsel sayılı taşınmazı satış akti ile temellük ettiğini, ayrıca murisin maliki olduğu 652 parsel sayılı taşınmazını ise mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek tapuların iptali ile miras payları oranında mirasçılar adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava dışı mirasçı Şeref davaya dahil edilmiştir.

Davalı ..., murise doğrudan veya onun yanında kalan ... aracılığıyla sürekli para gönderdiğini ve ayni yardımlarda bulunduğunu, davalı ..., dava dışı mirasçıların da olduğunu, murisin davacıya ve onun hasta çocuklarına baktığını, onların masrafını karşılamak için dava konusu taşınmazı sattığını, 652 parsel sayılı taşınmazı ev yapmak amacıyla 15.500,00 TL bedel ile satın aldığını, murisin başka malvarlığının da bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Dahili davalı ..., davaya muvafakat etmemiş, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden; mirasbırakan...'ın 23.10.1988 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak çocukları davacı ... ile davalı ... ve dahili davalı ... .n'ın kaldıkları, murisin 1021 parsel sayılı taşınmazını damadı ....) olan davalı ...'e 13.04.1979 tarihli, 652 parsel sayılı taşınmazını ise oğlu olan diğer davalı ...'a 16.07.1981 tarihli satış akti ile temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 76. maddesi ( 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33.maddesi) hükmü gereğince maddi olayları bildirmek taraflara, hukuki nitelemeyi yaparak uygulanacak yasa hükmünü belirlemek hâkime aittir.

Bu durumda iddianın ileri sürülüş biçiminden ve dava dosyasının içeriğinden; davada ikrah hukuksal nedenine dayanılmadığı, davacının her iki davalı bakımından da muris muvazaası hukuksal nedenine dayanarak terekeye iade isteğinde bulunduğu açıktır.

Somut olayda; elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortağın da davaya muvafakatı yoktur. İsteğin tereke adına yapıldığı gözetildiğinde öncelikle davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi zorunludur.

Bilindiği üzere; elbirliği ( iştirak ) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.

4721 sayılı TMK.nun 701-703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin ( ortaklığın ) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır.

Bu kural, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 701. maddesinde ( ...Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. ) biçiminde açıklanmıştır.

Elbirliği ( iştirak ) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği ( iştirak ) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların ( iştirakçilerin ) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır.

TMK.nin 702/2. maddesi bu yönde açık hüküm getirmiştir. Ancak, açıklanan kural yargısal uygulamada kısmen yumuşatılmış bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne varki, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. ( 11.10.1982 tarihli 1982/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ) nitekim bu görüş bilimsel alanda da aynen benimsenmiştir.

Hâl böyle olunca, mirasbırakan...'ın ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya dahil edilen mirasçı Şeref'in davaya olurunun olmadığı gözetilerek miras şirketine TMK. nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine, yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davacının bu yönlere değinen karar düzeltme isteğinin (6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 08.12.2015 tarih, 2014/5137 E. 2015/14311 K. sayılı BOZMA kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve yerel mahkemenin 20.12.2013 tarih, 2010/281 Esas, 2013/456 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, (6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK.'nun 428.maddesi gereğince, değişik gerekçe, ile BOZULMASINA, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/3361, K. 2016/5583, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3361
Karar No
2016/5583
Tarih
5 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/3361 K.2016/6567
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/3362 K.2016/6615
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2016/3362 K.2016/9321
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/3362 K.2016/5022
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/3362 K.2016/7507
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/3363 K.2016/5808

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.