KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/4532 E., 2019/1225 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muvazaa nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, davalılardan ... ile boşandıklarını, anılan davalı aleyhine açtığı katkı payı alacağı davasının halen derdest bulunduğunu, davalının katkı payı alacağını sonuçsuz bırakmak amacıyla dava konusu 29 nolu bağımsız bölümü diğer davalılara muvazaalı biçimde temlik ettiğini ileri sürerek tapunun iptaliyle davalı ... Ünlü adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, mal rejimi çerçevesinde dava konusu taşınmazın davalı ... Ünlü'nün şahsi malı sayılması gerektiği belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, eldeki davaya konu 29 nolu bağımsız bölümle ilgili olarak davacı tarafından davalı ... Ünlü aleyhine açılan 2012/387 es.s. katkı payı alacağı davasının bulunduğu, 8. HD'nden bozma geçirip 2014/837 es. no'sunu aldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, anılan katkı payı davası sonucunda davacının bir alacağının doğması hukuki imkan dahilindedir. O halde, katkı payı davasında hükmedilebilecek alacak için davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mal rejiminden kaynaklanan katkı payı davasının bekletici mesele yapılması ve o davanın sonucuna göre eldeki davanın esasının değerlendirilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/4532, K. 2019/1225, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama