KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/7821 E., 2019/2475 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece 11.06.2014'te bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra dosyaya sunulan 06.02.2012 tarihli belgenin temlikten sonra düzenlendiği, bu nedenle delil başlangıcı olarak değerlendirilemeyeceği, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz davacıya aitken 28.12.2005 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik edildiği, 06.02.2012 tarihli davalının imzasını taşıyan belge düzenlendiği, belge içeriğine göre de davacının kredi alabilmesi için göstermelik bir satış yapıldığının belirtildiği sabittir. Bozmadan sonra belgede imzası olan ... isticvap edilmiş, belge altındaki imzaya itiraz etmediği gibi belge içeriğini kabul etmiştir.
Bu durumda 06.02.2012 günlü belge 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı'nın aradığı anlamında yazılı belgedir. Belgenin akitten önce ya da sonra düzenlenmiş olması sonuca etkili değildir. Tüm bu açıklamalar karşısında taşınmazın ...'a inançlı işlem suretiyle devredildiği sabittir. Bu durumunda 2. el konumundaki ...'nın iyiniyetli olması halinde ediminin korunacağı kuşkusuzdur.
Ne var ki toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden Rıdvan'ın ... ve ...'ın ağabeyi ...'la ... Pazar Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı oldukları ve 06.02.2012 tarihli belgede de ilk kayıt maliki ...'nın haberi olmaksızın taşınmazın ...'a devredildiği ibarelerine yer verilmiş olması karşısında iyiniyetli olmadığı, dolayısıyla TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı açıktır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/7821, K. 2019/2475, 8 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama