KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/9504 E., 2019/2679 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Birleştirilerek görülen davada davacılar, mirasbırakan anneleri ...’ın ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ...-... parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapuların iptali ile miras payları oranında adlarına tescil istemişlerdir.
Davalı, taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını ve mirasbırakan annesinin hastalığı sürecinde bakım ve desteğini eksik etmediğini, murisin mal kaçırma kastının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davanın reddedilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davacıların işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine.
Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Asıl dava 15.000,00 TL, birleşen dava 10.000 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, keşifte belirlenen değerler üzerinden noksan harç tamamlanmamıştır. Bu durumda, dava dilekçesinde gösterilen değerlere itibar edilmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, davalar birleştirilse bile ayrı dava olma özelliklerini sürdürdüğünden, her bir dava için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edileceği de kuşkusuzdur.
Ne var ki mahkemece bu husus göz ardı edilerek tek vekalet ücreti verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/9504, K. 2019/2679, 15 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama