İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/2532 K.2020/5781

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, asıl ve birleştirilen davada davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz…

Esas2017/2532Karar2020/5781Tarih5 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.135 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2017/2532 E., 2020/5781 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.135 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, asıl ve birleştirilen davada davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.09.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... gelmedi, temyiz edilen davacılar vekili Avukat ..., birleştirilen dosyada davacılar vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı,

süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davada davacılar, dava konusu 4338 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan... adına kayıtlı iken, mirasbırakanın hileli işlemler ile önce dava dışı oğlu ...’a, adı geçenin de yine hileli şekilde davalı oğlu ...’ya devrettiğini, diğer mirasçılardan mal kaçırıldığını ileri sürerek dava konusu 4338 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının miras payları oranında iptali ile paylarının adlarına tescilini istemişlerdir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı, dava konusu taşınmazın dava dışı babası ...’ın kazancıyla alınıp, mirasbırakan dedesi ... üzerine tescil edildiğini, diğer taşınmazlardan davacıların paylarını aldıklarını, babasının kazancıyla edinilen taşınmazların tapuda babasına devri, diğer taşınmazlarda ise babasının pay almaması konusunda mirasçıların anlaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair verilen karar Dairece, “ ...Somut olayda, dava konusu 4338 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 02.06.1971 tarihinde yapıldığı, mirasbırakanın ise 07.11.1971 tarihinde yani tespitten sonra öldüğü sabittir. Bu durumda 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin eldeki dava bakımından uygulanamayacağı açıktır.

Hal böyle olunca, işin esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve oluşacak duruma göre uyuşmazlığın bir çözüme kavuşturulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, eksiğin giderilmesi suretiyle getirilen kayıtlardan, 1324 doğumlu mirasbırakan...’ın 7.11.1971 tarihinde ölümü üzerine eşi ... ile çocukları ...’nin mirasçı kaldıkları, kızı ...’nın mirasbırakandan sonra 22.11.1971 tarihinde ölümü üzerine eşi ... ... ile oğlu...’in mirasçı kaldıkları, mirasbırakanın eşi ...’nin ise 25.06.1985 tarihinde ölümü üzerine aynı çocuklar ile kızı ...’nın oğlu...’in ...’ye mirasçı oldukları, mirasbırakanın kızı ...’nin 17.04.1996 tarihinde ölümü üzerine eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ... ve ...’in mirasçı kaldıkları,

asıl davanın mirasçılardan ...’nin eşi ... ve çocukları ..., ..., ..., ... ve ... tarafından; birleştirilen davanın ise mirasbırakanın çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açıldığı, dava konusu 4338 parsel sayılı taşınmazın 02.06.1971 tarihli kadastro tespitinin eski tapu kayıtlarına istinaden yapıldığı,

getirtilen eski tapu kayıtlarının incelenmesinde, 29/04/1960 tarih 109 sıra no’lu tapu kaydına göre, taşınmazın 5/12 hissesinden 1/12’ şer olmak üzere toplam 3/12 hissesi kök mirasbırakan ... evlatları mirasbırakan... ile dava dışı ... ve ... adlarına kayıtlı iken bu hisselerini mirasbırakan...’ın oğlu ve davalının da babası olan dava dışı...’a sattıkları, 22/09/1960 tarih 76 sıra no’lu tapu kaydına göre, taşınmazın 1’erden 2/12 hissesi kök mirasbırakan ... evlatları dava dışı ... ve ... adlarına kayıtlı iken bu hisselerini mirasbırakan...’ın oğlu ve davalının da babası olan dava dışı...’a sattıkları,

neticeten eski tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazda yalnızca 1/12 hissenin mirasbırakan...’dan, 4/12 hissenin ise mirasbırakan...’ın dava dışı kız kardeşleri ..., ..., ... ve ...’den davalının dava dışı babası...’a geçtiği, anılan eski tapu kayıtlarına göre yapılan kadastro tespiti ile dava konusu taşınmazın 1200/1295 payının davalının dava dışı babası... adına, eski tapu kayıtlarına göre kök mirasbırakan ... ...’a ait 1/12 hisseden dolayı 19/1295’er payın mirasbırakan... ile dava dışı kız kardeşleri ..., ..., ... ve ... adlarına tescil edildiği,

davalı ...’nın dava konusu taşınmazdaki 1200/1295 payı 27/02/1991 tarihinde dava dışı babası...’dan, 38/1295 payı 2/4/1987 tarihinde mirasbırakan...’ın dava dışı kız kardeşleri Pempe ve ...’den, 38/1295 payı 27/02/1991 tarihinde dava dışı kardeşi ... ...’dan satış yoluyla edindiği, dava dışı ...’in ise davalı ...’ya temlik ettiği bu 38/1295 payı mirasbırakan...’ın dava dışı kız kardeşleri ... ve ...’den edindiği,

mirasbırakan... adına kayıtlı iken mirasçılarına intikal eden elbirliği mülkiyetine tabi dava dışı 19/1295 payla ilgili olarak ... dışındaki diğer mirasçıların paylarını 17.10.2008 tarihinde davalının dava dışı babası...’a satış yoluyla temlik ettikleri, eldeki davada dava konusu 4338 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı pay yönünden iptal tescil istenildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nin 190. ve 4721 sayılı TMK’nin 6. maddeleri uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Davacı taraf, temlikin muvazaa ile illetli olduğunu kanıtlamalıdır.

Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazda mirasbırakan... ile dava dışı kız kardeşleri tarafından davalının dava dışı babası...’a pay temlikleri yapıldığı, dava dışı...’ın da mirasbırakandan ve dava dışı halalarından edindiği toplam 1200/1295 payı bilahare davalı oğlu ...’ya satış yoluyla temlik ettiği, mirasbırakan... tarafından davalının dava dışı babası...’a yapılan pay temlikinin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı, ilk temlikin muvazaalı olduğunun ispatlanamaması karşısında davalıya yapılan sonraki temlikin muvazaalı olduğu iddiasının incelenemeyeceği açıktır.

Hal böyle olunca, asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Kabule göre ise; dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak eski tapu kayıtlarına göre, mirasbırakan...’dan davalının dava dışı babası...’a ve ondan da davalıya geçen pay oranı gözetilmeksizin, mirasbırakanın dava dışı kız kardeşlerinden geçen payları da kapsar şekilde davalı adına kayıtlı olan toplam 1276/1295 pay üzerinden iptal tescile karar verilmesi de doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Asıl ve birleştirilen davada davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/2532, K. 2020/5781, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2532
Karar No
2020/5781
Tarih
5 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/2533 K.2020/15906
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/2535 K.2020/7000
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/2535 K.2020/15907
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/2544 K.2020/15653
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/2545 K.2020/3463
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/2546 K.2020/15654

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.