KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/2925 E., 2017/4234 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2017
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, KAL, ECRİMİSİL
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1/3 oranında paydaşı olduğu 33 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalının herhangi bir hakka dayanmaksızın konut yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesine, binanın yıkımına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 01.03.2000-28.02.2005 tarihleri arasındaki dönem için 1.274,00-TL ecrimisilin işgal tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bir savunma getirmemiştir.
Feri müdahiller, taşınmazda 1/3 oranında paydaş ... ...’nın mirasçıları olup, taşınmaz üzerindeki binanın da kendilerine ait olduğunu, davalı ...’ın ise kiracıları olduğunu, paylarını aşan oranda işgallerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yargılama devam ederken davalının müdahalesine son verdiği ve taşınmazın başkası tarafından kullanıldığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi isteği konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yıkım isteği yönünden davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına,ecrimisil isteği bakımından ise davanın kısmen kabulü ile toplam 1.107,00-TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı, 4146, 5219, 5236 sayılı yasalarla 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00-TL’ye yükseltilmiştir.
Dava 1.274,00 TL ecrimisil istemiyle açılmış, 1.107,00 TL'lik kısım yönünden istek kabul edilmiş ve hüküm, anılan yasanın yürürlük gününden sonra oluşturulmuştur.
Temyiz eden davalı vekili yönünden kabul edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırı altında kalmaktadır.
Öte yandan niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur. Bu nedenle 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollamasıyla davalı vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE,
Davacının temyiz itirazına gelince;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/2925, K. 2017/4234, 13 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama