KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/338 E., 2020/2460 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...’ın 7 nolu bağımsız bölümdeki payını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile miras payları oranında tescile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, mirasbırakanın dava dışı oğlu ile 10 yıldan fazla bir zamandır birlikte yaşadığını, mirasbırakanın 2001 yılından itibaren hasta olup, ameliyatlar geçirdiğini, son olarak da kanser teşhisi konulduğunu, en zor anlarında yanında olduğu ve her türlü ihtiyacını karşıladığı için minnet duygusu ile dava konusu taşınmazı temlik ettiğini, mal kaçırma kastının olmadığını, satış bedelinin rayice uygun olup, bedelin mirasbırakana elden ödendiğini, ancak mirasbırakanın bu parayı yine kendi bakımında kullanılmak üzere iade ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “… mahkemece toplanan delillerin, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda, muris muvazaası iddiası yönünden değerlendirilmesi; olmadığı takdirde, tenkis isteğinin nazara alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddi isabetsizdir” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...
Somut olayda, mirasbırakanın eşinin vefatından sonra çok sıkıntılı bir dönem yaşadığı, davalıyı kızı gibi benimsediği, bağırsak ameliyatı geçirdiği, murisle davalının ilgilenip, altınının temizliğini bile yaptığı, davacı kızlarının anneleri ile ilgilenmediği; kaldı ki, temlikin muvazaalı olduğunun davacı tanıkları ile ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
O halde, yukarıda değinilen somut olgular açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın yapmış olduğu temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı ve bu amaçla temlikin gerçekleştirilmediği kabul edilmelidir.
Hâl böyle olunca açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle 2. kez bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde mahkemece muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/338, K. 2020/2460, 10 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama