KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/3883 E., 2017/4891 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan ...'in maliki olduğu 1990 parsel sayılı taşınmazdaki 250 m2'lik bölümü oğlu olan davalıya mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, taşınmazı satın aldığı dönemde mirasbırakanan maddi durumunun iyi olmadığını, bedeli karşılığında taşınmazı satın aldığını belirtereke davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temliki işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karar, dairece; " Somut olayda, mirasbırakanın taşınmazın tamamını değil bir kısmını uhdesinde bırakarak davalıya bir miktar pay devrettiği tartışmasız olup davacılar, temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olduğu iddialarını ispat ederek deliller ortaya koymamışlar, dinlenen davacı tanıkları da muvazaanın varlığı konusunda kesin beyanda bulunmamışlardır.
Açıklanan bu olgular, yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde; mirasbırakanın satış akdiyle yaptığı temlikin gerçek iradesini yansıttığı, dava konusu taşınmazın davalıya temlikinin muvazaalı olmayıp gerçek satış olduğu, davacıların iddialarını 6100 sayılı HMK'nun 190/1 ve 4721 sayılı TMK'nun 6. maddesi uyarınca kanıtlayamadıkları sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, her ne kadar akitte gösterilen bedel akit tarihindeki gerçek bedelden düşük ise de, salt bedeller arasındaki oransızlığın tek başına muvazaanın delili olamayacağı açıktır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/3883, K. 2017/4891, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama