KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/4750 E., 2020/1717 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babaannesi Münevver’in, 612 ada 50 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı torunu Cüneyt’e satış göstererek devrettiğini, davalı ...’in de yapılan işlemi gizlemek maksadıyla ara malik Kemal üzerinden annesi olan davalı ...’ye temlik ettiğini, tüm işlemlerin bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın el değiştirmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesi uyarınca yeni malik ...’a karşı iptal ve tescil isteğini devam ettirmiştir.
Davalılar Ayşe ve Cüneyt, ölünceye kadar mirasbırakana baktıklarını, her türlü ihtiyacı ile ilgilendiklerini, mirasbırakan tarafından bakım karşılığı çekişmeli taşınmazın davalı ...’e devredildiğini, işlemlerde muvazaa bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., alım satım işlemleri sırasında para alış verişi olmadığını, emaneten taşınmazın kendisine devredildiğini, daha sonra da bedelsiz Ayşe’ye temlik ettiğini beyan etmiştir.
Dahili davalı ..., dava konusu dükkanı emlakçı aracılığıyla 100.000,00 TL bedel karşılığı aldığını, kapora verdikten sonra kalan kısmı banka kanalıyla ödediğini, tapu kaydına güvenerek taşınmaz satın alan iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mirasbırakan tarafından ara malikler üzerinden davalı ...’ye yapılan devrin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlandığı, ancak dahili davalı ...’in iyiniyetli üçüncü kişi olduğu, olayları bildiğinin kanıtlanamadığı, TMK’nin 1023. maddesinden istifade edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına, dahili davalı ...’in durumu bildiği ve iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 10.03.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat gelmedi. Temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden dahili davalı ... vekili Avukat ve diğerleri gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/4750, K. 2020/1717, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama