KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/478 E., 2020/2528 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar dahili davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ölünceye kadar bakma akdine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 299 ada 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya temlik ettiğini, sözleşme tarihinde bakım alacağına ihtiyaç duymamasına rağmen, ileriki yıllarını düşünerek sözleşme düzenlediğini, iki ay önce rahatsızlanması sonucu bakıma muhtaç olduğu, ancak bakım alacağının yerine getirilmediğini ileri sürerek sözleşmesinin iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, akdin gereklerinin yerine getirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bakım borcunun yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, yargılama sırasında davacı ...’ın 24.01.2015 tarihinde öldüğü, geriye çocukları ...,...,....ve ...in kaldığı, davayı mirasçılarından..,.... ve ...’ün davacı vekiline vekaletname vermek suretiyle takip ettikleri, diğer mirasçı davalının eşi Şerif’in ise davaya muvafakat etmediğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere dava, subjektif hakkına tecavüz edildiğini iddia eden kimsenin meşru hak ve menfaatlerinin korunması için mahkemeden hukuki koruma istemesidir. Mahkemeden hukuki koruma isteyen kimse de davacıdır.
Bunun yanında her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Genel olarak mirasbırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçıya geçer. Bu nedenle dava sırasında taraflardan birisi ölürse, istek şahsa bağlı bir hak değilse dava mirasçılar tarafından yürütülür.
Dava, devam ederken davacının ölmesi halinde mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan mirasçıların tümünün davayı birlikte yürütmeleri gerektiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 60. maddesi gereğidir.
HMK'nın 55.maddesine göre de, taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunda belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile devam edilir.
Hal böyle olunca, taraf teşkilinin sağlanması zorunlu bulunduğundan, mirasçılardan Şerif’in davalının eşi olup davaya onay vermediği gözetildiğinde TMK’nın 640. maddesi uyarınca mirasbırakan ...’ın terekesine temsilci atatmak suretiyle tereke temsilcisi huzurunda davaya devam olunması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/478, K. 2020/2528, 11 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama